içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

BAĞIMLILIK İRADESİZLİK GÖSTERGESİ MİDİR?

Bağımlılık ve irade birbirinden bütünüyle ayrılan iki olgudur. Bağımlılıken basit tanımıyla bir maddenin (nikotin, kafein, kumar, teknolojivb.) bireye zarar vermesine karşı kullanmaya devam etmesidir. Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabına göreise aşırı ölçüde alınan her madde’nin ortak bir özellik olarak beyindeki ödül dizgesini doğrudan etkinleştirip davranışların pekişmesine ve anı oluşmasına katkı sağlamasıdır.Ödül çizgisini öyle yoğun bir biçimde etkinleştirir ki var olan etkinlikler yitirilebilir.Madde kullanan bireyde bazı semptomlar görülür. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

 

1.İstendiğinden daha büyük ölçüde veya uzun süreli kullanma

2.Maddeyi bırakmak veya kontrol altında tutmak için istek veya sonuç vermeyen çabalar

3.Maddeyi elde etmek, kullanmak veya etkilerinden kurtulmak için gerekli etkinliklere çok zaman ayırma

4.Madde kullanımı için çok büyük bir istek duyma veya kendini zorlanmış hissetme.

5.Olumsuz etkilerine rağmen kullanmaya devam etme (toplumsal ve kişiler arası sorunlar)

6.Kullanımdan dolayı günlük etkinliklerin bırakılması veya azaltılması (iş, eğlence vb.

7.Tehlikeli olabilecek durumlarda dahi kullanmaya devam etme

8.Olumsuz bedensel veya ruhsal etkilerinin bilinmesine rağmen kullanmayı sürdürme

9.Maddeye tolerans gelişmiş olması

a) İstenen etkinin ortaya çıkması için artan madde gereksinimi

b) Aynı miktarda maddenin sürekli kullanımı sonucu etkisinin azalması durumu

10.Yoksunluk belirtileri (Bulantı, uykusuzluk, kusma, sinirlilik, bunaltı, huzursuzluk, saldırganlık, ishal, terleme, titreme, kas sızıları, ateş vb.). Her madde yoksunluk belirtisi göstermez.

 

 

 

 

DSM-V ‘e göre (The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) 10 ayrı madde kümesi şeklinde tanımlanır. Bunlar:

1)Alkol

2)Kafein

3)Kenevir (esrar)

4)Varsandıranlar (LSD, meskalin, fensiklidin vb.)

5)Uçucular (tiner, benzin, gazolin, bali vb.)

6)Opiyatlar (morfin, eroin, kodein, metadon vb.)

7)Dinginleştirici, uyutucu ve kaygı gidericiler (diazepam, klorazepat vb.)

8)Uyarıcılar (amfetamin, ekstazi, kokain vb.)

9)Tütün

10)Diğer bilinmeyen maddeler şeklindedir.

 

 

Yapılanbir araştırmaya göre Türkiye'de uyuşturucuMadde kullanım kriterlerinden bazıları şu şekildedir:

1Cinsiyet

2)Öğrenim durumu

3)İşdurumu

4)Medenî durum

5)Anne baba birliktelik durumu

6)Uyuşturucudan önce tütün alkol kullanım durumu

7)ilk denenen uyuşturucu madde

8)şu anda kullanılan uyuşturucu madde

9)uyuşturucuya başlama nedeni

10)uyuşturucuyu kendi isteğiyle bırakmayı denemek, istemek.

 

 

Cinsiyete baktığımızda, %95,5’i erkek, %4,5’i ise kadınlardan oluşmaktadır. Öğrenim durumu iselise altı öğrenim düzeyine sahiplilik oranı %63,2‘dir.Düzenli bir işim var diyenlerin (12.972 kişi) oranı %55,1’dir.Anne baba birliktelik durumu %68,7’lik oranda birlikte yaşamaktadır. Örneklemin mevcut medeni durumunu incelendiğinde %60,5’i bekar, %31,3’ü evlidir.

 

 

 

Uyuşturucu öncesi tütün kullanım oranı %83,4’tür. Tütüne başlama yaş ortalaması ise 16,5’tir.Aynı şekilde alkol kullanım oranı %37,5’tir ve alkole başlama yaş ortalaması 17,8’dir.

 

İlk denenen maddeye bakıldığında, Dünya üzerinde olduğu gibi Türkiye genelinde de esrar ön plandadır. Örneklemin %80’i madde kullanmaya ‘’esrar’’ maddesi ile başlamıştır.

 

Verilen cevaplarda ilk sırayı yine esrar (%45,7) almaktadır. Esrar maddesini %15,5 ile metamfetamin, %9,8 ile bonzai, %8,8 ileeroin ve %4,1 ile sentetik ecza takip etmektedir.

 

Örneklemde %38,0 oranla madde kullanmaya merak etkisi ile başlama olduğu görülmektedir. 2020 yılında da 2019 yılında olduğu gibi ‘‘merak’’ önde gelen başlama sebebidir.

 

Örnekleme uyuşturucu maddeyi kendi isteği ile bırakmayı deneyip denemediği sorulmuştur. Bu yönde sonuçlar incelendiğinde%38,8’inin madde kullanımını bırakmayı denediği ortaya çıkmıştır.

 

Bağımlılık, bağımlılıktürleri, tanı kriterleri ve Türkiye’despesifik olarak uyuşturucu madde kullanım ölçütlerinden bahsettim. Şimdi iradenin tanımını ve birkaç yazar için önemli bakış açılarını anlatacağım.

 

İrade: Kişinin doğru ile yanlışı, makbul ile uygunsuz olanı ayırt etme ve seçme gücüdür. Bir şeyi isteme, dileme, gerçekleşmesini arzu etmedir. Aynı zamanda emretmek, buyurmak anlamına gelir.

 

Ünlü filozof Aristo'ya göre hayvanî nefsin idrak edici ve harekete geçirici olmak üzere iki esaslı gücü vardır. İnsan nefsinde bunun karşılıkları bilici ve yapıcı güçlerdir. Nefsin hareket ettirici gücü arzudur, bunun şehvet ve öfke şeklinde iki kolu vardır. Arzu insanı harekete geçiren dinamik ruhî eğilim olup istek, öfke ve iradeyi içine alır. Şevk ve irade birer arzu türünden ibarettir. Buna göre irade akla bağlı olan fikrî bir arzudur; şevk ve şehvet ise duyum ve düşünceden ileri gelir. Böylece Aristo'ya göre irade sonuçta aklın uygun gördüğü hedefleri istemekten ibarettir. İbn Sina’ya ya göre, arzu gücünün fonksiyonunu kendi içinde "güdüleyici" ve "yapıcı” olmak üzere ikiye ayırmıştır.

 

Günümüzde ise irade iki şekilde ele alınır: motivasyon ve determinasyon. Günümüz psikolojisi iradeli davranışı dürtüler, güdüler ve bunlara bağlı olarak ulaşılmak istenen hedefler sistematiği içerisinde ele alıp inceler. Tüm bunların ışığında iradesizlik “iradenin gerektirdiği tüm kuramların yokluk hali" olarak tanımlayabiliriz.

 

Peki bağımlılık bir irade yoksunluğu mudur?Hayır. (Madde)Bağımlılık İnsan hayatının devam etmesi için arzu ve isteklerin ortaya çıkması bir zorunluluktur. Limbik sistem, (beyindeki ödül sistemi) duygu ve davranışları kontrol etmenin yanı sıra su içmek, yemek yemek vb. isteklerin ortaya çıkması ve bu ihtiyaçların karşılanması için gerekli olan motivasyonun sağlanmasında etkilidir.

 

Haz algısına temel oluşturan ödül sisteminin duyarsızlaşması ya da verimsiz çalışmasına Ödül Eksikliği Sendromu verilir. Bu mekanizma doğru çalışmadığında bağımlılık yapan maddelerin uzun süreli kullanımı ve maddelerin kötüye kullanımına neden olur.

 

Sigara, alkol ve madde bağımlılığı konusunda yapılan araştırmalarda endorfin, dopamin, serotonin, GABA, epinefrin gibi maddeler ön plana çıkmaktadır. Endorfin, çok güçlü bir ağrı kesici ve haz duygusu oluşturan bir maddedir. Beyindeki endorfinin harekete geçmesiyle kişi bol miktarda endorfin salgılar. Böylece kişi tehlikeli bir şekilde aşırı keyifli bir moda girer. Bir süre sonra dışarıdan uyuşturucu yoluyla alınan endorfinden dolayı, vücut kendi endorfinini üretemez hale gelir. Uyuşturucu alınmadığında, endorfinin ağrı kesici etkisi ile vücut korunamadığından kişide kas, eklem ve baş ağrıları hissedilir. Böylece kişi artık keyif amaçlı değil yoksunluk belirtilerinden kurtulmak için sürekli dışarıdan endorfin alma ihtiyacı hisseder. Dopamin, hareketlilik ve coşku üzerinde etkili, haz duygusu veren bir kimyasaldır. Madde kullanan kişilerde diğerlerine göre normalin üzerinde salgılanır. Beyin, maddenin etkisiyle fazla dopamin salgılayınca, kendini korumak için salgılamayı durdurur. Kişinin alkol aldığı günün ertesi günü daha kötü hissetmesinin sebebi budur. Bağımlı kişi aynı hazzı yeniden yaşamak için kullanılan dozu arttırmaya yönelecektir.”

 

 

Dipnot: Buyazıda spesifik olarak “madde bağımlılığını “işledim.

Özetle, Bağımlılık ve irade arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Bağımlılık bir beyin hastalığı olup irade terbiyesi ile tedavi edilmesi mümkün değildir. Fakat bu bağlamda irade ve bağımlılık kutuplaşmış iki olgu olmayıp birbirini ardı süre izleyecek psikolojik ve sosyolojik tema olmuştur. Bu izleyiş bağımlı olan bireyin nörolojik ve psikolojik muayenelerin tamamlanması sonrası oluşturulan tedavi planının olumlu ilerlemesi ve sonuçlanması esasında “bireyin bir daha başlamaması" konusunda motive edici unsur olarak görülebilir.

 

 

 

 

KAYNAKÇA:

https.//www.healtline.com

https.//www.narkotik.pol.tr

https.//www.cumhuriyet.com

https.//www.sabah.com

Bu yazı 97 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum