içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

KENDİNİ ENGELLEME: YOLUMA TAŞ KOYDUM

Engeller, insan hayatının her alanında bulunmaktadır. Çoğu zaman sadece bu engellere odaklanarak hedefe giden yol da nasıl ilerleyeceğimiz ile ilgili çaba sarf etmeyi unuturuz. Bunun arkasından gelen başarısızlık duygusuyla birlikte kısır bir döngüye girip sahip olduğumuz motivasyonu da kaybedebiliriz. Diğer bir senaryo ise engeller karşımıza çıktığı an da onları tanımaya çalışarak nasıl aşabileceğimizi tespit etmektir. Bu engeller dışsal durumlardan kaynaklandığı gibi içsel durumlardan da kaynaklanabilir. Fakat içsel durumlardan kaynaklanan engelleri keşfetmek ve onlarla yüzleşmek her zaman kolay olmayabilir. İçsel kaynaklı engellerden biri de “Kendini Engelleme” davranışlarıdır.

 

 

Jones ve Berglas (1978) tarafından deneysel çalışmalarla oluşturulan kendini engelleme kavramı, herhangi bir alanda performans gerçekleştirmeden önce başarısızlığı açıklayabilecek bir engel yaratmak ya da engelin olduğunu iddia etmek olarak tanımlanmaktadır(Akt.,Barutçu- Yıldırım ve Demir,2017). İngilizce de self handicapping olarak adlandırılan kendini engelleme terimini Zuckermann ve Tsai (2005) ise  “bir işin gerçekleşmesi için gereken performansın varlığını etkileyen engellerin yaratılması” olarak tanımlanmıştır(Akt.,Arazzini-Stewart ve De George-Walker, 2014).

 

 

Mükemmel olma inancı ve bireyin öz yeterlik algısının kendini engelleme davranışı ile ilişkili olduğu görülmüştür(Arazzini-Stewart ve De George-Walker, 2014). Bireyin, başkalarının onun yeterliliği hakkındaki düşüncelerini çok önemsemesi ve kendisinden şüphe duyması kendini engelleme davranışına neden olabilir. Bu davranış hem bireyin kendini özünü korurken hem de insanların kendisine yönelik algısını değiştirmesine yarar. Çevresindeki  kişiler birtakım engeller sebebiyle başarısız olan kişinin aslında başarılı, yetenekli ve zeki olduğunu; başarısızlığın sebebinin kişiden kaynaklı  olmayan ve önleyemeyeceği çevresel etkiler olduğunu düşünebilecektir (Saatçı,2020).

 

 

Kendini engelleme bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde yapılabilir.  Madde kullanımı, aşırı erteleme ya da çaba göstermeme, mükemmeliyetçilik, yapabileceğinden fazla sorumluluk alma gibi davranışlar kendini engelleme davranışlarıdır. Örneğin ertesi gün sınavı olan bir öğrenci düşünelim. Bu öğrenci konuların fazlalığından yakınarak sınava çalışmayı son güne kadar ertelemiştir ve başarısız olmaktan da korkmaktadır. Son gün ders çalışacağı zaman ev temizliği ve fatura yatırma gibi acelesi olmayan işler yapmaya başlar. Bunun sonucunda ders çalışamayan öğrenci sınavda başarısız olduğunda “yapılacak bir sürü iş vardı, ders çalışmaya hiç fırsatım yoktu” diyerek kendini rahatlatır. Başarısızlık hissinin ona verdiği rahatsızlığı azaltmak için sorunu dışsallaştırır. Bireyin zayıf performansının nedeni olarak kendinden kaynaklı faktörler haricinde açıklamalar yapar. Böylece birey hem olumlu benlik algısını korur hem de yansıtma mekanizmasını kullanarak başarısızlıklarının kaynağı olarak dış faktörleri görür. Bu şekilde kendini koruma davranışı geliştirmiş olur. Kendini engelleme kısa vadede etkili olsada uzun vadede başarısızlık beklentileri, öğrenilmiş çaresizlik, görevden kaçınma, mazeretler üretme gibi önemli uyumsuz ve zarar verici davranışlara sebebiyet verecektir(Arazzini-Stewart ve De George-Walker, 2014).

 

 

Bireylerin kontrol odak noktaları da kendini engelleme davranışlarıyla ilişkilidir. İç kontrol odaklı bireyler olup bitenlerde kendilerinin kontrol sahibi olduklarına inanırlar. Örneğin sınavdan yüksek alan bir öğrencinin çok çalıştım ve başarılı oldum diyebilmesi. Diğer bir odak noktası ise dış kontrol odağıdır. Bu kişiler olaylar ve durumlar karşısında kendilerinin yapabilecekleri bir şey olmadığına inanırlar. İş arayan bir gencin CV’sini doldurmak için hiçbir çaba göstermeden sadece maddi olanaksızlıklardan yakınması bu duruma örnek verilebilir. Dış kontrol odaklı bireylerde kendini engelleme davranışının daha çok olabileceği söylenebilir( Rhodewalt,1990 akt.,Arazzini-Stewart ve De George-Walker, 2014).

 

 

Sedikides ın (1993) yaptığı bir çalışma sonucunda insanların kendileriyle ilgili doğru bilgi yerine olumlu bilgi edinmeyi tercih ettikleri görülmüştür ( Barutçu- Yıldırım ve Demir,2017). Bu kendini engelleme davranışlarını en aza indirmek için insanların kendi özlerini  bütünüyle farkına varmaları gerekmektedir. Yani kişi kendi yeteneklerini, ilgilerini ve sınırlılıklarını keşfetmeye çabalamalıdır. Hayattaki hedeflerini oluştururken bu kriterleri dikkate almalıdır. Ayrıca konulan hedef sahip olunan becerilerin üstünde olmamalıdır. Gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler oluşturmak önemlidir. Bu hedefleri parçalayarak küçük adımlar halinde gerçekleştirmek ve her bir adım gerçekleştiğinde başarı duygusunu hissetmek öz değerimizi kuvvetlendirecektir. Böylece yeni engeller oluşturmak yerine var olan engelleri aşmak için kişinin kendine olan inancı artacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

Arazzini-Stewart, M., ve De George-Walker, L. (2014). Self-handicapping, perfectionism, locus of control and self-efficacy: A path model. Personality and Individual Differences, 66, 160-164.

Barutçu Yıldırım, F , Demi̇r, A . (2017). Kendini Engellemenin Yordayıcıları Olarak Öz Saygı, Öz Anlayış ve Akademik Özyeterlilik . Ege Eğitim Dergisi , 18 (2) , 676-701 .

Saatçı, E.(2020). Üniversite öğrencilerinde mükemmeliyetçilik, belirsizliğe tahammülsüzlük ve psikolojik dayanıklılığın kendini engelleme üzerindeki etkisi.( Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). İstanbul: Fatih Sultan Vakıf Üniversitesi. Lisansüstü Eğitim Enstitüsü.

                                                                                                                                       

Bu yazı 408 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum