içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

ANNE-ÇOCUK BAĞLANMA MODELLERİ

Anne-çocuk ilişkisi araştırmalarının önemli bir bölümünü anne-çocuk bağlanması oluşturur. Annede doğumdan sonra oluşan depresyon belirtileri annenin ve çocuğun çeşitli problemler yaşamasına neden olabilir ve annenin ebeveynlik rolünü edinmesini etkileyebilir (Danacı, Dinç ve Deveci, 2000). En geniş perspektiften bakıldığında bağlanma modelleri güvenli ve güvensiz olarak ikiye ayrılır. En basit tanımıyla güvenli bağlanma, bebek ve bağlanma figürü arasındaki tutarlı, karşılıklı ve hassas etkileşimden oluşan olumlu bir ilişkidir (Ainsworth ve Bell, 1970). Güvensiz bağlanma; çocuğun bağlanma figürünün ulaşılabilirliği hakkında kuşkulu olması ve annenin tutarsız, ilgisiz davranışlarını içeren, bebek ve bakım veren arasındaki olumsuz ilişkidir (Ainsworth ve ark., 1978). Üç tip güvensiz bağlanma modeli vardır; kaçıngan, ikircikli ve dezorganize.

 

 

Güvenli Bağlanma

 

Güvenli bağlanma terimi, bağlanma figürüyle öngörülebilir, tutarlı ve şefkatli bir bağ olarak tanımlanır (Bowlby, 2007). Çocuğun bakım vereni güvenli bir üs olarak kullandığı literatürdeki tek sağlıklı bağlanma türüdür (Stevenson‐Hinde ve Shouldice, 1995). Güvenli bağlanan çocuklar bakım verenden ayrıldıklarında ayrılma kaygısı gösterirler ama bakım veren geri döndüğünde kolayca yatışırlar (Bowlby, 2007; Yarbro, Mahaffey, Abramowitz ve Kashdan, 2013). Buna ek olarak güvenli bağlanan çocuklar ihtiyaçları olduğunda bakım verenin ulaşılabilir olduğunun farkındadır. Birçok araştırmaya göre güvenli bağlanan çocukların bakım verenleri çocuktan gelen sinyalleri doğru bir şekilde anlayıp ihtiyaçlarına yanıt verebilirler. Buna ek olarak, sıcak ve samimi bir atmosfer sağlayıp çocuklarla etkileşimde olurlar (Ashley, Feldstein, Hoffhines ve White, 1997). Güvenli bağlanan çocuklar keşif zamanında bakım vereni güvenli bir sığınak olarak algılar çünkü bakım vereninin riskli veya sıkıntılı bir durumda 13 hazır olduğunu bilirler (Ainsworth ve Wittig, 1969; Stevenson‐Hinde ve Shouldice, 1995). Anne ve bakım veren arasında güvenli bağlanma oluşamadığı durumlarda güvensiz bağlanma stilleri tetiklenir. Bunun sonucunda genellikle ikircikli ya da kaçıngan bağlanma oluşur (Ainsworth ve ark., 1978; Dallaire ve Weinraub, 2007).

 

 

Kaçıngan Bağlanma

 

 Birincil bağlanma figürünün reddedici ya da ilgisiz olduğu durumlarda kaçıngan bağlanan çocuklar tepkisizdir ve aşırı özgüven stratejileri geliştirir (Brumariu ve Kerns, 2008). Kaçıngan bağlanmış çocuklar bakım verenden ayrıldığında huzursuz bir görüntü sergilemez ve birleşme evresinde tepki vermez (Brumariu ve Kerns, 2008; Main ve Solomon, 1986). Bu çocukların başka bir tipik özelliği de bakım vereniyle yabancıları yakınlık gösterme açısından ayırt edememeleridir (Stevenson‐Hinde ve Shouldice, 1995). Bu bağlanma stilinin altında yatan muhtemel sebep olarak bakım veren ve çocuk arasındaki uyumsuzluk gösterilmektedir. Başka bir deyişle çocuğun desteğe ihtiyaç duyduğu bir zamanda bakım verenine ulaşamaması, bakım vereni geldiğinde teması kabul etmemesine sebep olabilir (Brumariu ve Kerns, 2008). Sıcaklıktan ve duygulardan uzak olan bu bakım veren-çocuk ilişkisi güvensiz bağlanmaya neden olur ve çocuğun içselleştirici belirtiler geliştirme riskini arttırır (Goldberg, Gotowiec ve Simmons, 1995).

 

 

İkircikli Bağlanma

 

 İkircikli bağlanma; kaygılı veya dirençli bağlanma olarak da adlandırılır. Temeli aşırı tepkili davranış ve duygulara dayanır (Brumariu ve Kerns, 2008; Cassidy, 1994). Bu bağlanma modelinde bakım verenin tutarsız duyarlılığı çocuğun sosyal bağlamlara uyumunu engeller ve keşif davranışını sınırlar (Ainsworth ve ark., 1978; Cassidy, 1994). Bakım verenin bu tutarsızlığı çocukta yalnız ve savunmasız kalacağı inancını doğurur ve sürekli bir korku duygusuna sebep olabilir. Zaman içerisinde terk edilmişlik hissi çocukların kronik bir tetikte olmaya odaklanan başa çıkma stratejisi geliştirmesini sağlar (Bowlby, 1973; Cassidy, 1994). İkircikli bağlanan çocuklar bakım verenlerinin yetersiz bakımını sevgiye ve desteğe layık değillermiş gibi yorumlayabilirler (Yarbro ve ark., 2013). Bunun sonucunda keşif davranışı için daha az istekli olurlar. Duygu düzenlemede zorluk yaşayıp küçük tehlike ya da stres 14 durumlarından rahatsızlık duyarlar (Bar-Haim, Dan, Eshel ve Sagi-Schwartz, 2007; Colonnesi ve ark., 2011). Literatürde güvensiz bağlanma modelleriyle kaygı bozuklukları arasında en güçlü ilişki ikircikli bağlanmada saptanmıştır (Bar-Haim ve ark., 2007; Bögels ve Tarrier, 2004; Cassidy, 1994; Colonnesi ve ark., 2011). 1.2.3.4. Dezorganize Bağlanma Dezorganize ya da düzensiz bağlanma Main ve Solomon (1986) tarafından ortaya atılan, en nadir görülen bağlanma modelidir. Düzensiz bağlanan çocuklar bağlanma figüründen yakınlık görme arayışındadır. Fakat aynı zamanda ona karşı korku duyarak karmaşa içerisine girerler. Bu karmaşa çocuklarda genellikle yakınlık kurmaktan kaçma, tek bir pozisyonda donma ve boş bakmak gibi karışık ve çelişkili davranışlara sebep olur (Madigan, Moran, Schuengel, Pederson ve Otten, 2007). Dezorganize bağlanmış çocukların bakım verenleri çocuk için bir korku kaynağı olmalarının yanı sıra genellikle aşırı duyarsız ve ihmal edici olarak tanımlanır (Lyons-Ruth, Easterbrooks ve Cibelli, 1997). Düzensiz bağlanan çocuklar öngörülemez ve anlaşılması zor davranışlarda bulunma eğilimindedirler. Bu davranışlar çocuğu kaygı bozukluklarına karşı savunmasız bırakır (Colonnesi ve ark., 2011; Madigan ve ark., 2007).

 

 

Bağlanmanın Kaygı Problemleri Üzerindeki Rolü

 

Literatür, anne-çocuk bağlanmasıyla kaygı semptomlarının arasında güçlü bir ilişki olduğunu birçok kez ortaya koymuştur (Brumariu ve Kerns, 2008). Bowlby, kaygılı hissettirme olasılığına en az sahip olan bağlanma türünün güvenli bağlanma olduğunu ileri sürmüştür. Bunun sebebini güvenli bir şekilde bağlanmış çocukların annelerini stresli durumlarda güvenli bir sığınak olarak kullanabileceklerinden ve annelerinin ulaşılabilir olduklarından emin olmalarına bağlamıştır (Brumariu ve Kerns, 2013). Başka bir deyişle, bağlanmanın güvenli olması kaygı gibi olumsuz psikososyal ve duygusal sonuçların ortaya çıkmasına karşı koruyucu bir faktördür (Bowlby, 1973; Dallaire ve Weinraub, 2007; Sumer ve Anafarta-Sendag, 2009). Güvensiz bağlanma modellerinin üç türü de kaygı bozukluklarıyla bağlantılıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

1)Ak A, (2019). Annelerin Üst Biliş Özelliklerinin Çocuklardaki Bağlanma Biçemi Ve Davranış Bozuklukları Arasındaki İlişkideki Aracı Rolünün İncelenmesi. İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi.

2)YörükanT,(2019).Bağlanma ve Sonraki Yaşlardan Görülen Etkisi. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

3)Şimşek Y, (2020).Annelerdeki Depresyon Belirtileri Ve Çocuklardaki Kaygı Belirtileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Anne-Çocuk Bağlanma Stillerinin Aracı Rolü.İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi.

 

 

Bu yazı 115 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum