içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

FREUD: BİR ÇOCUKLUK NEVROZU HİKAYESİ

Freud’un 1910-1914 yıllarında kaleme aldığı Kurt Adam Vakası en önemli vakalarından biridir. Bu hastanın tedavisi 1910 yılının şubat ayında başlamış ve 1914 Temmuz’unda sona ermiştir.

 

 

Bu hikayenin  Freud açısından önemi, o dönemlerde Jung ve Adler’i eleştirmek için sağlam kanıtlar sunmasıdır.Ayrıca bu vaka  “ bilinçdışı ” ve  “cinsellik içgüdüsükavramlarına dair önemli bilgiler sunmaktadır.  Bu vakanın daha önemli olan kısmı ise primal sahne ve primal fantezi arasındaki ilişkiye dair önemli kanıtlar sunmasıdır. Bu vakanın hikayesi, 18 yaşında bel soğukluğuna yakalanıp hastalanan, yalnız başına var olmayıp, tamamen başkalarına bağımlı hale gelen ve ancak yıllar sonra psikanaliz tedavisine başlayan genç bir erkeğe aittir. Bu hastanın hastalığı ile ilgili Freud kitabında hastanın uzun süre Alman sanatoryumlarında yattığı süre içerisinde yetkililer tarafından  manik depresif bozukluk teşhisi konulduğunu açıklamıştır. Ancak Freud bu teşhisin bu hasta için doğru olmadığını çünkü hastayı uzun yıllar incelediği süre içerisinde ruh halinde, hastalığın ortaya çıkış yoğunluğu ve koşulları itibariyle görünürdeki psikolojik durumun ötesine geçen bir değişim gözlemlemediğini belirtmiştir. Bu kişi terapiye gelmeden önceki son 10 yılda normal bir hayat sürmüş ve ortaokulu fazla bir sorun yaşamadan bitirmiştir. Ancak 4 yaşına basmadan çok kısa bir süre önce hayvan fobisi olarak başlayan anksiyete histerisi , daha sonra dinsel içerikli bir saplantı nevrozuna ve   çocukta 10 yaşına kadar çeşitli saplantı nevrozlarına dönüşmüştür. Bu hastanın   kendinden 2 yaş büyük neşeli, yetenekli afacan bir kız kardeşinin olduğu bu kız kardeşinin çocuğun hayatında önemli bir rolü olduğu vurgulanmıştır. Hasta açısından kız kardeşi anne-babadan gördüğü ilgi açısından oldukça tatsız bir rakip olarak görülmüş  ve  hastanın üzerindeki üstünlüğü baskı yaratmıştır. Hasta saplantı nevrozuyla tutuk olduğu için babasından daha az takdir görürken, kız kardeşinin tinsel yetenekleri ve entelektüel becerisiyle babasının saygısını kazanmış olmasını kıskanmıştır.

 

 

Bu vakayı Freud’un net bir biçimde açıklayabilmesi, hastanın bütün anksiyete semptomlarının ancak belli bir olaydan sonra kişilik değişimine neden olduğu çok açık bir biçimde hatırlayabilmesidir. Bu kişilik değişimin hastanın yaklaşık olarak 4 yaşlarında iken anne ve babasının bir seyahat dönüşünde çocukları değiştiğini fark etmişlerdir. Eskiden  yumuşak, itaatkar ve sakin  bir çocukken birdenbire mutsuz, hassas, aksi ,öfkeli biri haline gelmiştir. Bu sırada anne baba seyahate çıkmadan önce eve İngiliz bir mürebbiyenin gelmiştir. Ailesi çocuktaki bu değişimin sebebinin  mürebbiye olduğunu düşünmüşlerdir. Daha sonra hastanın anlattığı olaylar doğrultusunda bu değişimin aslında bir baştan çıkarma olduğu Freud tarafından belirtilmiştir. Bu baştan çıkarma olayında kız kardeşinin  çocuğun cinsel organını tuttuğu ve onunla oynadığı anlatılmış. Daha sonra çocuk çeşitli fanteziler geliştirerek kız kardeşi tarafından pasif kalarak agresifleştiği, kız kardeşini çıplak görmek istemiş  ancak   reddedilmiş  ve cezalandırılmış bu durumda da çocuğun reddedilişi aile içinde herkesin anlattığı o öfkeye dönüşmüştür. Hastanın daha sonra anlattıklarında Freud’a göre cinsel açıdan daha sonra hizmetçiye yöneldiği reddedilince çocuğu pasif role ittiği bu pasif yönelişin daha sonra babasına yöneldiği ve onunla özdeşim kurduğu belirtilmektir.

 

 

Çocuk cinsellikle tanıştığı bu dönemde çeşitli cinsel nesneler tarafından reddedilince bu cinsel enerjisini dine yöneltmiştir. Bu dönemde çocukta gözle görülür bir değişme olmuş ve sakinleşmiştir. Ancak çocuğun bu dönemde de cinsel ilgisini kaybetmediği mürebbiyenin anlattığı dini hikayelerde çeşitli sorarak cinsel merakını üstü kapalı bir şekilde dile getirmiştir.

 

 

Daha sonraki yıllarda bu kişinin ilk anksiyetesi yıllarca aynı şekilde gördüğü kurt rüyasıdır. Bu rüyada hasta gece yatakta uyurken aniden pencerelerin açıldığını evin karşısındaki yaşlı ceviz ağacında 6-7 beyaz kurdun oturduğunu görmüş. Kurtların daha çok tilki yada çoban köpeğine benzediğini çünkü kuyruklarının tilki kuyruğu gibi uzun ve kulakları bir şeye dikkat kesilmiş gibi köpeklerinki gibi dimdikmiş. Hasta kurtların onu yiyeceğinden korkmuş ve bağırarak uyanmıştır. Bu rüyadan sonra hastada kurt fobisi oluşmuştur. Freud’a göre bu rüyada kurt babanın yerini tutan ilk canlı olduğunu, babasına karşı duyduğu korkunun hastalığının en güçlü nedeni olduğunu ve babanın yerini tutan herkese karşı gösterdiği ikircikli tutumun hem yaşamına, hem de terapideki tavrına hükmettiğini belirtmiştir. Ancak Freud'a göre bu rüyanın bilinçdışı bir malzemesi vardı. Bu bilinçdışı malzeme  çocuğun anne ve babasının cinsel birleşme sahnesine şahit olmasıydı. Hasta bu birleşmeyi terapinin ilerlerleyen bir zamanlarında hatırlayabilmiştir. Çocuk bu duruma şahit olduğunda yaklaşık olarak 1,5 yaşında olduğu belirtilmiş ve birleşme sırasında çocuğun bir şekilde ağlayarak bu durumu engellediği belirtilmiştir. Anne ve babasını anal birleşme içerisindeyken görmüş bu durumda babasından korkmuştur. Freud'a göre çocuk babasını burada kurda benzetmiş bu durum daha sonra ondan kurt anksiyetesi oluşmasını sağlamıştır.  Çocuk babasıyla annesinin birleşmesi sırasında babasını bir güç olarak görmüş ve ondan korkmuştur. Burada çocuk kendini annesiyle özdeşleşmiş babası tarafından cezalandırılacağını ve annesi gibi onunda cinsel organı yitireceğini düşünmüştür. Bu da çocukta kastrasyon korkusuna yol açmıştır. Freud, ilerleyen zamanlarda hastanın anlattığı anılarda bu durumun yansımalarının görüldüğünü açıklamıştır.

 

 

Çocuk ilerleyen zamanlarda üstü kapalı bir şekilde etrafındakilere sorular sorarak bu cinsel merakını gidermeye çalışmıştır. Bu en güçlü bilinçdışı malzeme ortaya çıkarıldıktan sonra hastanın anlattığı diğer bilinçdışı malzemelerin ortak noktası  bu primal sahneyle ilgili olmasıdır. Hastayla görüşmesi bittikten sonra Freud bu vakayı ele aldığında hastanın semptomlarını şu şekilde açıklamıştır : Hasta dünyadan kaçma şikayetini dile getirirken tipik bir ana rahmine dönme fantezisi kuruyor ve tedavisinin ancak tipik bir yeniden doğuşla mümkün olacağını düşünüyordu. Kendi ağırlıklı eğilimlerine uygun olarak yeniden doğuş, anal semptomlarda ifade buluyordu. Anal yeniden doğuş fantezisine örnek olarak çocuksu bir sahne hazırlanmıştı ve bu sahne arkaik-sembolik ifade araçlarıyla hastanın arzularını tekrarlıyordu ve hastanın semptomları aynı primal sahneden kaynaklanmışçasına birbirine ekleniyordu. Primal sahnenin yeniden doğuş arzusunun bir yansıması olmasından ziyade yani yeniden doğuş arzusunun, primal sahnenin bir türevi olmasının daha doğru olduğunu belirtmiştir. Hastanın da henüz küçük yaşta yeniden doğuş arzusu hissetmesi için küçük olduğunun kabul edilebilir olduğunu ancak gözlemlerine dayanarak çocukları hafife aldığımızı belirtmiştir. Ayrıca bilinçdışına attığımız bizi etkileyen çocukluk yaşantılarımızın daha sonraki yıllarda bizim kişiliğimizi şekillendirdiğini ve bu olayların kişide çeşitli ruhsal sorunlara yol açabileceğini de belirtmiştir. Bu vakada da görüldüğü gibi bilinçdışına atılan bir çocukluk travması hastanın çeşitli nevrozlar yaşamasına neden olmuştur.

 

 

Hasta Freud ile tedavisini bitirdikten sonra  ikinci bir tedavi görmüştür. İkinci bir tedaviden sonra sağlığının genelde memnun edici olduğu ve bu dönemde Freud’un tavsiyesi üzerine Freud’un öğrencisi olan Dr. Ruth Mack Brunswick tarafından tedavi edildiği belirtilmiştir.

 

 

Freud’un tüm bu düşüncelerinden yola çıkarak çocukların bu bağlamda cinselliğe ayrıca bir önem vererek saplantı yaşaması yerine hayatın normal akışı içerisinde cinselliği de kabul ederek, özellikle buna dair arzularından utanmayarak isteklerini sosyal ve ahlaki açıdan kabul edilebilir bir duruma dönüştürmeleri için bilinç geliştirebilecekleri ortamlar oluşturulmalıdır.

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

Freud, S. (2019). Bir çocukluk nevrozu hikayesi kurt adam vakası. ( D. Muradoğlu, Çev.) İstanbul: Say yayınları.

 

Bu yazı 332 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum