içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

BAĞLANMA STİLLERİ VE ROMANTİK İLİŞKİLER

Bowlby, kişinin bebeklik döneminde bakım vereniyle kurduğu ilişkinin gelecek yaşantısında duygu, düşünce ve davranışlarını belirlemede etkisi olduğu görüşündedir. Dolayısıyla, kişinin bebeklik döneminde ebeveyni ile olan etkileşimi ve kurduğu ilişki biçimi yetişkinlik dönemine geldiğinde, karşı cinsle kuracağı romantik ilişkileri etkileyebilir ve birçok yönden bebeklik döneminde kurduğu ilişkiye benzerlik gösterebilir.

Bowlby, kişinin bebeklik döneminde ebeveynleri ile olan yaşantılarının başkalarıyla olan ilişkilerinde yaşam boyu etkilerini sürdürebileceğini ve bu durumun içsel çalışan modeller aracılığıyla belirleneceğini ifade etmektedir. İçsel çalışan modeller, bireyin yaşadığı ilişkide duygularını ve davranışlarını yönlendirir. Bağlanma kuramına göre, kişinin yetişkinlik döneminde yaşadığı duygusal ilişkiyi biçimlerinden birçok dinamik, çocukluk döneminde oluşan bağlanma örüntüleri ile ilgilidir. Shaver, ergen ve yetişkin bağlanmaları üzerine çalıştığı sırada, yalnızlığı incelerken bağlanma kuramına değinilmesinin faydalı olduğunu ve kronik yalnızlık ile bebeklik döneminde görülen güvensiz bağlanmanın arasında benzer ilişkiler olduğunu belirtmiştir. Weiss’e göre (1973), bakım veren ile bebeklik döneminde kurulan bağlanma ilişkisi yalnızlığın temelini oluşturmakta ve bu durum kişinin yetişkinlik döneminde yaşadığı ilişkilere de etki etmektedir. Bebeklik döneminde kişinin ebeveyn ile yaşadığı bağlanma biçimleri yetişkin olduğundaki bağlanma figürü ile uyarlanarak (güvenli, kaygılı ve kaçıngan) gruplara ayrılır.

 

 

Bağlanma kaygısı, kişinin, sürekli diğerleri tarafından onaylanma ihtiyacı duyması, partnerine ulaşamadığında yoğun stres altında hissetmesi ve terk edilmekten korkması olarak tanımlanırken; kaçıngan bağlanma ise diğer kişilerle yakın olmak istememe, kendine karşı güven eksikliği ve kendini açma noktasında geri planda durması olarak tanımlanmaktadır. Ebeveynine güvenli bağlanmış kişiler, yetişkinlik döneminde de partneri ile birlikteyken kendini güvende hissederler, başkalarıyla yakın ilişkiler kurmakta zorlanmazlar, bir eş ile duygusal açıdan yakınlık kurmaktan kaçınmazlar. Kaygılı bağlanan kişiler, bağlandıkları kişilerden ayrılmakta güçlük çekerler ve sürekli olarak fark edilme isteği duyarlar, partnerlerinin kendileriyle yeteri kadar yakınlık kurmadıklarını düşünürler, eşleriyle fazla yakınlık kurma gereksinimi duyarlar. Kaçıngan bağlanan kişiler ise, başkaları ile yakın ilişki kurmaktan rahatsız olurlar ve partnerlerinin fazla yakınlaşmaya çalıştıklarını düşünebilirler, başkalarına güvenme konusunda zorlanırlar ve bağlanmak istemezler, tek başına yetinmeye odaklı ve yalnız olmaktan hoşlanan kişilerdir.

Konuyla ilgili literatür incelendiğinde; çoğunlukla romantik ilişki içerisindeki güvenli bağlanma stiline sahip kişilere kıyasla kaçıngan ve kaygılı bağlanma stiline sahip kişilerin partnerlerine daha az bağlılık yaşadıkları ve yakınlık kurmaktan kaçındıkları, yalnız hissetmeye meyilli oldukları belirtilmektedir. Kişide kaygı veya kaçınma boyutu yüksek olduğunda yetişkinlik döneminde de güvensiz bağlanma örüntüsü içerisinde olacağı düşünülmekle birlikte, bağlanma kaygısı ve kaçınma örüntüsü yüksek olmayan kişiler ise yetişkinlikte de partnerleriyle güvenli bağlanma gerçekleştirebilirler. Kirkpatrick ve Hazan’a göre (1994) kaçınma, sağlıklı romantik ilişki kuramama ve yalnız olma ihtimalini artırmaktadır.

 

 

Kaçıngan bağlanan kişilerin, kaygılı bağlanan kişilere kıyasla sosyal açıdan daha fazla geride durmak istedikleri ve romantik yalnızlık yaşama ihtimallerinin daha fazla olduğu belirtilmektedir. Çünkü kaçıngan bağlanma stiline sahip kişiler, başkalarıyla karşılıklı olarak yakınlık kurmaktan hoşlanmazlar. Dolayısıyla böyle bir durumda romantik ilişkinin olması da oldukça güçtür. Kaygılı bağlanma stiline sahip kişilerin ise, kaçıngan bağlanma stiline sahip kişilere göre romantik ilişki kurmaya daha istekli oldukları ve daha rahat ilişki sürdürebilecekleri görülmektedir. Ek olarak, çocuklar aile içerisinde kendi ebeveynlerinin yaşadığı mutsuz ilişkiye şahit olduklarında, kendi yaşayacakları evlilik konusunda da olumsuz beklentiler gösterebilirler ve ilişkiden kaçınma davranışında bulunabilirler. Yetişkin ilişkilerine dair yapılan araştırma sonuçlarına göre, yalnız olmayı tercih eden kişilerin çocukluk döneminde ebeveynleri ile olan olumsuz yaşantıları belirttikleri ve romantik ilişkilerinde ise aşırı derecede bağımlılık gösterdikleri ya da mesafeli olmayı istedikleri tespit edilmiştir. Duygusal yalnızlığın bir bağlanma eksikliği sebebiyle ortaya çıktığı düşünüldüğünde, kişinin tatmin edici, sağlıklı bir bağlanma ilişkisinin yeniden kurulmasıyla yalnızlığının giderilebileceği ifade edilmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

Akdağ, C. (2017). Genç Yetişkin Bireylerin Anne-Babalarıyla Kurdukları İlişki Örüntüsünün Romantik İlişkilerindeki Kaygı ve Kaçınma Düzeylerini Yordama Gücü (Yüksek Lisans Tezi). Marmara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, İstanbul.

Atak, H., Taştan, N. (2012). Romantik İlişkiler ve Aşk. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 4(4), 520-546.

Collins, N. L. & Read, S. J. (1990). AdultAttachment, WorkingModels, andRelationshipQuality in DatingCouples. Journal of personalityandsocialpsychology, 58(4), 644-663.

Fraley, R. C. &Shaver, P. R. (2000). AdultRomanticAttachment: TheoreticalDevelopments, EmergingControversies, andUnansweredQuestions. Review of General Psychology, 4(2), 132-154.

Hazan, C. &Shaver, P. (1987). RomanticLoveConceptualized as an AttachmentProcess. Journal of PersonalityandSocialPsychology, 52(3), 511-524.

Kirkpatrick, L. A.,& Hazan, C. (1994). AttachmentStylesand Close Relationships: A FouryearProspectiveStudy. PersonalRelationships, 1(2), 123-142.

Mikulincer, M. &Shaver, P. R. (2007). Attachment in Adulthood: Structure, Dynamics, andChange. GuilfordPress.

Selçuk, E., Günaydın, G., Sümer, N. ve Uysal, A. (2005). Yetişkin Bağlanma Boyutları için Yeni Bir Ölçüm: Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II’nin Türk Örnekleminde Psikometrik Açıdan Değerlendirilmesi. Türk Psikoloji Yazıları, 8(16), 1-11

Umay, U. (2019), Ebeveyne Bağlanma ile Romantik İlişkilerde Bağlanma Örüntüsünün Üç Kuşak Kuşaklararası Aktarımı ve Üçüncü Kuşaktaki Evlilik Beklentisine Etkisi (Yüksek Lisans Tezi). Yakın Doğu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Lefkoşa.

Yonar, S., Demir, İ. (2020). Beliren Yetişkinlerde Romantik Yalnızlığın Yordanmasında Bağlanma ve Flört Kaygısının Rolü. Eğitim ve Toplum Araştırmaları Dergisi, 7(2), 517-542.

Wei, M. &Russell, D. W. &Mallinckrodt, B. &Vogel, D. L. (2007). TheExperiences in Close RelationshipScale (ECR)-short form: Reliability, Validity, andFactorStructure. Journal of PersonalityAssessment, 88(2), 187-204.

Bu yazı 99 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum