içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE MÜZİK EĞİTİMİ

Müziğin temel eğitimindeki ilk amacı duygu ve düşünceleri müzikal olarak ifade etme, çocukta müzik sevgisi uyandırma ve hayal dünyasında müzik imgesini geliştirmeye çalışmasıdır. Çocuk müzikle daha anne karnındayken tanışır. Annesinin kalp atışlarını bir ritim olarak algılar, henüz daha beş aylıkken bebeğin anne karnında seslere tepki verdiği klinik araştırmalarla kanıtlanmıştır. Okul öncesi eğitimde müzik eğitiminin amaçları, çocukların bilişsel, duyuşsal, devinişsel ve sosyal gelişimlerine yardımcı olmak, duygu, düşünce ve izlenimlerini estetik bir anlatım dili olan müzikle ifade etmelerini sağlamak, çocukta var olan yaratıcılığı ortaya çıkarmak ve ana dilin gelişimini sağlayarak onları temel eğitime hazırlamaktır. 

 


Antik Çağ’dan bu yana düşünürler, doktorlar, psikiyatrlar, psikologlar ve eğitimciler bireyin, zihinsel ve fiziksel gelişiminde müziğin önemli bir yeri olduğunu, eğitim ve tedavi açısından da büyük bir değer taşıdığını savunmuşlardır. Çeşitli duyguları, düşünceleri ve izlenimleri sesler ve ritimlerle ifade etmeyi sağlayan müzik, okulöncesi eğitimde etkili ve çekici bir etkinlik olarak yer almaktadır. Bu dönem Müzik eğitiminin ilk basamağını oluşturmaktadır.

 


Bebeklikten itibaren işitsel algı eğitimi ile başlayan müzik eğitimi, çocukların konuşmayı, birçok kavram ve konuyu öğrenmesinde, vücudunu koordineli bir şekilde kullanmasında etkili olmaktadır. Müzik eğitiminde önemli bir yer tutan işitsel algı eğitimi ile çocuk dikkatini bir konuya yoğunlaştırmakta, sesleri dinlemekte, tanımakta ve ayırt etmekte ve en önemlisi dinleme becerisi gelişmektedir. Müzik, çocukların bütün alanlarda öğrenmesine katkı ve yeni bir bakış açısı sağlamakta, müzik çalışmalarına katılan, yaratan, üreten çocuk kendisi ile gurur duymakta, başarı duygusunu tatmakta, böylece çocukların kendilerine güvenleri ve özsaygıları artmaktadır.

 


Okulöncesi dönemde verilen müzik eğitimi, çocuklara bazı kavramların ve değerlerin Kazandırılmasında oldukça etken bir yoldur. Bunları sırasıyla ifade etmek mümkündür.

 

1.Ruhsal Bakımdan: Okulöncesi müzik eğitimi, çocuğun psikolojik gelişiminde olumlu rol oynar. Müzik eğitimi yoluyla çocuklara, iyiyi, doğruyu ve güzeli kavratarak toplumsallaşması yolunda küçümsenmeyecek mesafeler alınabilir. Müzik eğitimi yoluyla ruhsal bakımdan doyum sağlayan çocuk hem sağlıklı bir ruhsal gelişim hem de sağlıklı bir kişilik yapısı kazanma şansına kavuşmaktadır.

 

 

2.Kültürel Bakımdan: Müzik bir anlatım yoludur, anlatım ise dil ile gerçekleştirilir. Müziksel anlatım, ancak müzik diliyle ifade edilebilir. Müziğin, insanın ortak dili olması özelliğinden dolayı çocuğun kendi ülkesi ve başka ülkelerde yaşayan insan topluluklarını ve onların kültürlerini anlayarak evrensel kültürün temelleri oluşturulur. Kitle iletişim araçları yoluyla, insanların duygularını ifade etmede ve farklı toplumların kültürel özelliklerini yansıtan müzikler yayılmakta ve dinlenmektedir. Bu açıdan, müziğe bir kültür aktarması olarak da bakılabilir. Çocuk kendi kültür ve geleneklerini müziği ve danslarıyla tanır, milli duyguları gelişir.

 


3.Sosyal Bakımdan: Okulöncesi dönemde müzik eğitimi, çocuğa diğer çocuklarla beraberce mutlu yaşama alışkanlığını kazanmada yardımcı olur. Her çocuk çeşitli müzik etkinliklerinde yer aldığında, gerek şahsen ve gerek sorumlu bir üye olarak yaptığı grup çalışmalarında, bu amaca doğru yönelecektir. Bunun neticesi olarak da çocuk sosyalleşecektir. Çocukların toplumsal etkinliklere katılma deneyleri oldukça azdır. Müzikal etkinlikler, çocuğa toplumsal ve sosyal bir ortama sokarak ferdi, grup ve toplu iş yapmalarını sağlayacağından, toplumsal etkinliklere katılma deneyleri artacaktır. Grup ve toplu çalışmalar çocuğa, toplu çalışma, düzenli ve disiplinli olma, çevresine uyum sağlama ve birlik içinde mutlu yaşama alışkanlıklarını kazandıracağından, çocuklar sosyalleşme sürecine gireceklerdir.

 


4.Zekâ Gelişimi ve Anlayışı Bakımından: Okulöncesinde yapılacak müzik eğitimi, çocuğa yaşamı algılama, yorumlama, yaratıcılık ve düşünme sistemini geliştirme ve eğitme konularında etkili olacaktır. Okulöncesinde verilecek zengin bir müzik eğitimi, çocukların müzik anlayışlarının ve yeteneklerin gelişmesine yardım edeceği gibi, karşılaşacakları problemlerin ve olayların nedenini anlamada kolaylık sağlayacağı kabul edilebilir bir varsayımdır. Ayrıca yaşantıları da tedrici olarak geliştirilecek şekilde düzenlenirse daha iyi bir müzik anlayışı kazanacakları düşünülebilir. Müzik, sanat eğitiminin temel öğelerinden biri olup, zihinsel süreçlerin de bir ifadesidir.

 


Müzik insanları her anlamda etkilemeyi başaran güçlü bir sanattır. Özellikle çocuklar müziğin çağrısına hep açık olmuşlardır. Dinledikleri müzikler zevklerini geliştiriyor ve farklı pencerelerden bakmalarını sağlıyor. Müzikte dans hareket ve ritim öğelerini kullanarak çocukların düşünmelerini, üretmelerini, keşfetmelerini ve kendilerini ifade etmelerini sağlar. Müzik aletlerini kullanırken çocuk, enerjisini olumlu yollarla dışa yansıtmakta sesleri keşfetmekte kendi ritimlerini yaratmakta ve çalgı çalma becerisi kazanmaktadır. Bu da çocuğun başarı ve güven duygusunu geliştirmektedir.

 

 

Müziğe yetenekli çocukların, müzik sanatını öğrenmeleri ve enstrüman çalmaları, şarkı söylemeleri, besteci olarak yetişebilmeleri büyük ölçüde bulundukları ortama bağlıdır. Yetişmeye elverişli ortam ve koşullar bulunmazsa üstün yetenekli de olsa çocuk müzik sanatçısı olamaz. Bu açıdan bakılırsa anaokulunda müzik eğitiminin önemi daha iyi kavranabilir. Bu konuda unutulmaması gereken şudur; her çocuk müziğe ilgi duyar, kimi çocuklar şarkı söylemeyi, kimi çocuklar çalgı çalmayı ya da ses veren bir araçtan ses çıkarmayı, kimileri de. Müzik dinlemeyi daha çok sever. Öğretmen, çocuğun müziğe ilgisinin yönünü ve yeteneğinin derecesini kavramaya çalışmalı, çocukların ilgileri ve yetenekleri yönünde geliştirmeye çaba harcamalıdır. Oyundan aldıkları hazzı yaşamaları ve fazla olan enerjilerini boşaltmaları için müzik etkinlikleri çocuklara fırsatlar sağlamaktadır. Bu etkinliklerin doğru şekilde uygulanmasının çocukların gelişimi üzerinde birçok olumlu etkisinin olduğu bilinmektedir. Çocuklar müzik etkinleri yoluyla farklı deneyimler kazanabilir. Yeteneği olan çocuklar bu etkinler esnasında gözlenerek belirlenebilir, bu yeteneklerini geliştirme fırsatı sağlanabilir ayrıca bu çocukların okul dışında müzik eğitimi almaları için aileler ile görüşülerek çocuklar yönlendirilebilir (Sığırtmaç 2005). Çocuklar küçük yaşlardan itibaren psikolojik ve fizyolojik yönden kendilerine uygun müziklerle beslenirlerse, büyüyünce müzikçi olmasalar bile iyi müziği seven, seçen ve ondan yararlanmasını bilen yetişkinler olacaklardır. Anaokulu, çocukta, müzik beğenisinin tohumlarının atılacağı, fidanlarının yetiştirileceği, özenli bir bahçe olmalıdır. Minik insanlar böyle bir bahçede bedensel ve ruhsal bakımdan daha iyi yetişebilir ve daha sağlıklı bir kişilik gelişimine kavuşabilirler. 

 

 

 

 

Kaynakça
Akkaş, S. (1993). Okul Öncesi Eğitimde Müzik, Gazi Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesi, Ankara.
Arslan, A. (2005). Erken Çocuklukta Müziğin Önemi ve Şarkı Öğretimi. Erken Çocuklukta
Gelişim ve Eğitimde Yeni Yaklaşımlar 2. İstanbul: Moıpa Yayıncılık.
Artan, İ. (2001). “Anaokuluna Devam Eden 4 ve 6 Yaş Çocuklarının Çalgıları Tanımaları
Ve Çalgıların Seslerini Hangi Doğal Seslere Benzettiklerinin İncelenmesi” Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı:11
Lanına Etkileri.” Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, sayı:23.
Sun, S.ve Seyrek, H. (1998). Okulöncesi eğitimde müzik. Müzik Eserleri Yayınları, 33-330. İzmir.

Bu yazı 569 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum