içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

BİBLİYOTERAPİ

 

Rainfield (2003)’e göre okuduklarımız sayesinde hayatımızda rastlama imkânı bulunmayan birçok olaya şahit olarak yeni bilgiler öğreniriz (akt. Öner, 2007). Bu durum bizim yaşamımızda birçok değişiklik yapmamıza neden olabilir. Edebiyat, gerçek yaşamı yansıtan bir ayna niteliğindedir ve bu durum bireylerin yaşamı realist bir biçimde anlamalarını sağlar. Fakat kimi zaman da bu gerçekliklerden kaçabilmek, korkularla savaşabilmek, problemlere çözüm arayabilmek ve bazen de bir çıkış kapısı olarak kitaplar tercih edilir. Bireyin temel ihtiyaçlarını keşfederek doyum sağlaması ve iyileşmesine imkân tanımasına yardım edebilmek için kitapların kullanıldığı bu sürece ‘bibliyoterapi’ denir. “Psikolojik danışmanlar ile eğitimciler, kitap okumanın duygu ve davranışa ait olan problemlerin üstesinden gelmekte etkin bir yöntem olduğunu düşünmektedirler (Öner,2007).” İşte, bibliyoterapi de bu gaye ile kullanılmaktadır.Okunan bir kitapta geçen öykü, bireyi kimi zaman ağlatabilirken kimi zaman da yüzünde bir tebessüm oluşturabilir ya da okuru derin düşüncelere sürükleyebilir. Tüm bunlara sebep olan ise kitabı okuyan bireyin,  kitap kahramanını kendisiyle ve kitaptaki olayları da kendi yaşamındaki olaylarla özdeşleştirmesinden kaynaklanmaktadır. Kitaplar, bireylere yaşamın anlamını sorgulatarak, yeni ve farklı bakış açıları oluşturmalarına vesile olur. Okur, kitapta geçen olay örgüsünün kendi yaşamıyla olan benzerlik ve farklılıklarını keşfeder ve benzer bir olay karşısında kendi yöntemleri dışında da yöntemler olduğunu görür. Bir nevi psikolojik danışman görevi gören kitaplar, kimi zaman da insanlar için bir liman olmuşlardır. Bu liman, sorunlarını çözmelerine yardımcı olan, onlara düşünme ve sorgulama imkânı tanıyan bir limandır. Eğitimin bütün tür ve aşamalarında kullanılan kitaplar, çoğunlukla kullanılan aşamada öğrencinin yaşadığı uyum sorununu çözebilmek gayesiyle kullanılır. Eğitimde kullanılan kitaplar, okuma ve dil yetisini geliştirmenin yanında öğrencilerin kişiliklerini şekillendirmelerini ve değerlere karşı olan tutum ve davranışları sergilemelerini sağlamaktadır.  Edebi değeri yüksek olan kitaplar, insanların varoluşun temeline inebilmesini ve duygularını keşfedebilmesini sağlar.

 

 

Bibliyoterapinin tarihsel gelişimine bakıldığında ilk kez 1930’lu yıllardan itibaren ortaya çıktığı görülmektedir. O dönemki kütüphaneciler, insan üzerinde terapötik gücü olan kitapları bulma amacıyla bu yöntemi başlatmışlardır (Gladding, S. and Gladding C., 1991). Seçilen kitabın birey üzerinde duygu ve davranış değişikliğine neden olduğu takdirde terapötik bir gücü olduğu düşünülerek, listeye ekleniyordu. Burada önemli olan seçilen kitabın bireyin problemine benzer nitelikte bir problem içeriyor olmasıdır fakat önemli olan bireyin ilgi ve isteğidir (Riza,2007). Bibliyoterapinin klinik ve gelişimsel olarak iki türü bulunmaktadır. Klinik olanı daha çok ciddi problemlerde kullanılırken, gelişimsel olanı gündelik sorunların çözümünde de kullanılabilir. Bibliyoterapinin bu iki türü daha çok eğitim yapılan mekânlarda, ‘kişilerarası etkileşim ve iletişime’ dayalı olarak kullanılır.

 

 

Bibliyoterapi üç ana doğruya bağlı olarak açıklanabilir:

 

- Doğru zaman

- Doğru birey

- Doğru kitap

 

 Bu üç doğrunun sağlanması halinde bireyin rahatlaması kaçılmaz olacaktır. Bibliyoterapi, alelade sorunların yanı sıra daha karmaşık durumlarda da psikolojik danışma sürecinde kullanılabilir. Bireyin kendini tanımasını sağlamasının yanında, diğer bireylerle de etkili iletişim kurulmasına yardımcı olur.

 

 

            Psikolojik danışma sürecinde hem bireysel hem de grupla danışmada kullanılabilen bibliyoterapi tekniğinde önemli olan belirlenen oturumlardan önce kitapların okunması ve danışmaya o şekilde gelinmesidir. Ancak bibliyoterapide kullanılacak kitaplar belirlenmeden önce dikkat edilmesi gereken birtakım unsurlar vardır. Öncelikle danışanın ilgi ve problemleri belirlenerek danışanın problemine uygun bir konuya sahip olan kitap bulunur. Ayrıca seçilen kitabın danışanın algılama ve anlama seviyesine uygunluğu da dikkate alınmalıdır. Bunların yanında bir de seçilen kitabın edebi bir değer taşımasına da dikkat edilmelidir.Tüm bu koşulları sağlayan kitap seçilir, danışan oturumdan önce bu kitabı okur ve yeni oturuma başladıktan sonra okunması istenen kitaptan çıkarılan yorumları ifade etmesine ortam sağlanır. Böylece bireyler edebi yapıtlar ile bir araya getirilir.Bibliyoterapi tekniği, grup rehberliği şeklinde de yürütülebilir. Kitaplara ek olarak video kasetleri, filmler gibi medyatik araç-gereçler kullanılabilir. Bu işitsel, görsel malzemeler, danışan üzerinde daha da etkili olabilir. Fakat burada önemli olan kullanılan materyalin hemen ardından danışanların bireysel görüşlerini belirtmeleridir. Seçilen materyalin kendileri üzerindeki etkilerinden söz etmelidirler.  Böylece kullanılan teknik, kalıcı hale getirilir.

 

  Özetle, bibliyoterapi tekniği, bireylerin problem çözme becerilerini ve bireylerin olumlu davranış değişiklikleri geliştirmelerine yardımcı olur.

           

 

 

Kaynakça

Öner U., Bibliyoterapi, Journal of Arts and Sciences (2007)

Gladding,S.T and Gladding,C.,(1991) “The ABCS of Bibliotherapy for School Councellors.” SchoolCounselor, Sep.91, vol.39 Issue 1, pp.5-7.

Rıza,M.,(1997) “A Parent’s Guide to Helping Children: Using Bibliotherapy at Home.” TheNationalResearch Center on the Gifted and Talented 1997 Winter Newsletter

Bu yazı 1317 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum