içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

AŞKIN BİYOKİMYASI

Selam Sevgili Okurum, 

 

Bugün aşktan, senden ve sevdiceğinden söz edeceğiz. Konuya hızlı bir giriş yapmışken hız kesmeden devam etmek istiyorum. Hiç hayatında aşık oldun mu?  Cevabın “bilmiyorum”  ise sen biraz daha düşün bakalım. Cevabı evet olanlar aklınızdaki o ismi, suratınızdaki tebessümü bir kenara bırakın ve benimle kalın. Burada ciddi bir mevzu var çünkü.

 

 

Aşk ne kadar manevi gözükse de bizi saran seni yakan diye devam eden bir durum aslında. Aşıkolanlardaki değişimi bilim insanları, psikologlar, kimyagerler birçok çalışmada gözlemlemeye başlamışlar. Neden aşık oluruz? Nasıl aşık oluruz? Yüzyıllardır bu sorulara cevap arayanlar bilimsel birkaç veriye ulaşmışlar. Şuan biraz daha içerikten bahsedecek olursam aşkın biyokimyasını çözümlemeye çalışmışlar diyebiliriz.  Şimdi size dört hormondan bahsederek başlıyorum. İlk olarak en bilineni mutluluk hormonu olarak adlandırılan dopaminden bahsedelim. Dopaminin yaptıklarını duyduğunuzda çok şaşıracaksınız. Kendini mutsuz hissettiğinde bir parça çikolatanın sana iyi geldiğinin farkına varmışsındır eğer varmadıysan ya hiç mutsuz değilsin(!) ya da çikolata sevmezsin . Aslında bu durum çikolatanın gücünden değil dopaminin salgılanmasından dolayı ortaya çıkmaktadır. Aşık olunduğunda dopamin seviyemiz normalin üstüne çıkar. İştah kaybı, uyku bozukluğu ve buna rağmen içi içine sığmamak yani aşırı hareketlilik görülür. Aşık olan kişi daha fazla hayal kurar. Nereye baksam onu görüyorum, nereye baksam gözlerim onu arıyor gibi söylemler birçok şarkıya da söz olmuştur. Aşık olan birey ile şizofreni olan bir kişideki dopamin seviyesi benzerdir. Şizofrenin en belirgin belirtisi hayal ve gerçeği ayıramamak, hayal görmek, sanrılar… Hafiften benzerlik var sizce de öyle değil mi? Ama sakin olun sadece aşık oldunuz farklı bir problem yok.

 

 

İkinci bahsedeceğim hormon bence en belirgin etkilere sahip hormon olan serotonin.  Aşık olan bireylerde serotonin seviyesi normale göre düşmektedir. Serotonin seviyesindeki azalma kişide karşı konulamaz sürekli düşünceler meydana getirir. Saplantılı düşüncelerimizin nedenini şimdi daha iyi anladık değil mi?  İnsan aşık olduğunda aşık olduğu kişi sürekli aklındadır. Yemek yerken, spor yaparken, yazı yazarken…  Obsesif kompulsif bozukluğu bulunan hastalarda da aşık olan kişilerdeki gibi serotonin seviyesinin düştüğü gözlemlenmiştir. OKB hastalarının saplantılı halleri, takıntılarıgibi  benzer durumlar serotonin seviyesinin düşmesinden meydana gelir diyebiliriz.

 

 Üçüncü bahsedeceğim hormon ise nöradrenalin hormonudur. Genel olarak hafıza ile ilgili bir hormondur. Aşık olduğunuz kişiyle ilgili en ufak şeylerihatırlamanız, normalde dikkat etmeyeceğiniz şeylerin hafızanızda yer etmesinin nedeni beyninin  aşık olduğunda nöradrenalin hormonunu salgılamasıyla bağdaştırabiliriz. Stres hormonu olarak da bilinen nöradrenalin, aşık olunduğunda beyinde salgılanmaya başlar; bu da aşık olan kişideki kalp hızlanmasının nedenidir.

 

Son olarak da aşk molekülü olarak bilinen Oksitosin hormonu üzerine konuşalım.  Oksitosin bağlılık hormonudur. Aşık olduğunuzda ondan başka kimseyle yapamama hissi varya o işte oksitosin hormonundan kaynaklanır. Platonik aşıklarda karşılıksız bir durum söz konusu olduğu için kişinin mutsuzluğu, eksikliği bu hormon sonucunda aslında artıyor. Bir çalışmaya göre sarıldığında yani temas ettiğinizde sevdiğiniz kişiyle birlikte olduğunuzda oksitosin hormonu artmaktadır. Lakin platonik olan kişide bunlar karşılanmadığı için kişinin ruh halinin iyi olması beklenemez değil mi? Seven sevdiğine kavuşur ve sağlıklı oksitosin hormonu salgılarız diyelim .

 

Genel olarak toparlamak gerekirse bir örnek ile açıklamak istiyorum. Kokain alımında beynin zevk merkezi etkinleşir ve zevk eşiği düşer bu yüzden kişi, küçük olaylardan kısa sürededaha kolay mutlu olur. Aynı şekilde aşık olunduğundada beynin zevk merkezi etkinleşir ve zevk eşiği düşmektedir. Aşık kişi küçücük şeylere mutlu olmaya başlayacaktır ama bu etki maddeden daha güçlüdür.  Maddenin etkisi geçtiğinde kişi dağılmış ve kısa süreli mutluluk yaşamış olurken aşık olunduğunda aşık olan kişi aklınızdan kolay kolay çıkmayacaktır, daha da uzun süre kalmaya niyetlidir.  Son olarak da şunu eklemek istiyorum:

 

“Aşk hep kalp ile ilişkilendirilmektedir lakin tüm işi beyin yapmaktadır. Beynimiz ile aşık oluruz kalp sadece ritim tutar . Ritmi yakaladığınızda sahip çıkın çünkü çok şanslısınız.”

 

 

Bu yazı 774 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum