içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

SEVGİLİ GÜNLÜK

Çocuk, genç veya yetişkin fark etmeksizin hepimizin bir şekilde aşina olduğu bir başlık. "Sevgili günlük." Bazılarımız var, yan yana gelen bu iki kelimeyi zamanında her gün günlüğümüze yazdığımız için biliyoruz. Bazılarımız da var ki kendisi yazmamış olsa bile etrafından bir şekilde duyarak tanışıyor bu iki kelimeyle.

 

 

TDK' nin Türkçe sözlüğü'nde "Günü gününe tutulan anı yazısı veya bu yazıları içine alan eser, günce." olarak tanımlanıyor günlük. "Günlük tutmak" terimi için de kişinin yaşadıklarını analiz edip kendisiyle konuşması ve bu iç konuşmalarını yazıya aktarmasıdır diyebiliriz.

 

 

Günlüğü kısaca tanımladıktan sonra gelelim yazımızın asıl konusuna. Neden günlük yazıyoruz? Mademki kendi iç sesimizle konuşmalarımızı kağıda geçirince günlük yazmış oluyoruz, o zaman bu konuşmalarımız bizim içimizdeyse hangi amaçla bunları kağıda geçiriyoruz? Günlük yazınca ne elde etmiş oluyoruz?

 

 

Günlük tutmak, kendimizi tanıma ve kişisel farkındalığımızın artması noktasında bizlere yardımcı oluyor. Beynimiz sürekli aktif olduğu için gün boyunca aklımızdan sayısız düşünce geçiyor. Durup da aklımızdan geçenlere odaklanmadığımız sürece birçok şeyi farkında dahi olmadan düşünüyoruz. Fakat duygularımızın ardındaki düşünceleri anlayabilmemiz için biraz zaman ayırıp düşünmemiz gerekiyor. Bu açıdan bakıldığında günlük tutmak da duygu ve düşüncelerimize odaklanmak, kendimizi dinlemeye istemli olarak vakit ayırmak anlamına geliyor.

 

 

Günlük tutmak, bizi duygusal açıdan zorlayan durumları net bir şekilde görmemizi ve bu olaylara daha objektif bakmamızı sağlıyor. Günlük yazarken tek başımıza oluşumuz, kendi iç sesimize özgürce, hiçbir sınırlama olmadan konuşabilmesi için bir fırsat tanımamız anlamına geliyor. Böylece yaşadığımız olaylara daha gerçekçi yaklaşma şansını elde ediyoruz.

 

 

Günlüğe duygu düşüncelerimizi aktardığımız gibi hedefleyip başarmak istediklerimizi de aktarabiliyoruz. Hedeflerimizi yazmak, onları tekrar gözden geçirmemize ve onlara ulaşmak için atacağımız adımları planlamamıza yardımcı olabiliyor. Ayrıca beynimiz somut şeyleri algılamakta daha usta olduğu için  bu hedefleri sıkça yazıp gözle görülebilir hale getirmemiz, onların önemini daha iyi anlamamıza ve hedeflerimizi gerçekleştirmek için daha fazla gayret etmemize sebep olacaktır.

 

 

Günlüğü anılarımızı ölümsüzleştirmek için de kullanabiliriz. Bizi etkileyen anılarımızı anlatarak da ölümsüzleştirmeye çalışabiliriz belki ama söz uçar yazı kalır atasözü burada haklılığını ispatlıyor. Ölümsüzleştirmek için anlatma yolunu seçersek her anlatımda bir şeyler eksilir, bazen küçük detaylar, bazen de küçük duygu durumları. Ama bu anıları yazarak ölümsüzleştirme yoluna gitmişsek o küçük detayları biz unutsak bile unutmayan biri vardır; günlüğümüz. Unuttuğumuz birçok olay o günkü tazeliği ile orada, bizimledir.

 

 

Bu yazı 274 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum