içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

DİSLEKSİ İÇİN ÖĞRETMENLERE İPUÇLARI

    Özel öğrenme güçlüğü; zekâsı normal ya da normalin üstünde olan bireylerin, standart testlerde, yaş, zekâ düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda okuma, matematik ve yazılı anlatımının beklenenin önemli ölçüde altında olmasıyla tanısı konulan bir bozukluktur. Çeşitli türleri olmasına rağmen en sık görülen ve bilinen türü disleksidir. Disleksi okuma, okuduğunu anlama, dinleme, kendini ifade etmede güçlük anlamına gelmektedir. Bu bireylerde dil gelişiminde gecikme, dil edinimi sırasında telaffuz sorunları, birbirine yakın kelimeleri yanlış sesleme, kelime dağarcığı yaşıtlarına göre sınırlılık, ifade edici dil becerilerinin gelişimde sohbet başlatma ve sürdürme alanlarında sınırlılık, alıcı dil becerilerinde, söylenen karmaşık cümleleri anlama ve yorumlamada zorlanma, kavram gelişimde sınırlılık, hikâye dinleme ve anlatmaya ilgisizlik gibi özellikler bulunmaktadır. Aynı zamanda dikkat dağınıklığı ve yerinde duramama, aceleci ve sabırsız olma, el ve ayak kullanımlarında tutarlılığın geç gelişimi, görsel – işitsel algı becerileri ile ilgili sıkıntı gibi belirtiler de görülmektedir. Görülme sıklığına bakıldığında ağır disleksi oranı %3- 6 iken, hafif dislektikler de katıldığında bu oran %10 civarına çıkmaktadır ve araştırmalarda seçilen kesim noktası kriterlerine göre %15-17’i bulabilmektedir.

 

 

Disleksi tanısı konan öğrencilere okullarda normal gelişim gösteren öğrencilerden daha farklı ve özel eğitsel yöntemler ve teknikler kullanmak gerekmektedir. Aynı zamanda bu öğrenciler eğitim süresince olabildiğince desteklenmelidir çünkü bu bireyler akranlarına göre daha sistematik ve açık bir şekilde okuma talimatlarını içeren, okuma seviyeleri doğrultusunda tasarlanmış ve kişiselleştirilmiş bir okuma eğitimine muhtaçtır. Sorun yaşadığı alanda özel eğitim hizmetleri ile desteklenerek çocuğun normal sınıf ortamında başarılı olması sağlanmalıdır. Bu aşamada aileye düşen görev, çocuğun güçlüğü nedeniyle zedelenen özgüveninin geri kazanılmasını olmalıdır. Bu sorunun kendisinin bir hatası olmadığı, güçlü alanlarının da olduğu konusunda ikna edilerek yapabildikleri desteklenmelidir.

 

 

Ses, hece, kelime çalışmalarında ses kartları oluşturulabilir, heceleme stratejisinden yararlanılabilir. Öğrenilmesinde güçlük yaşanan harflere yönelik kalıcılığı sağlamak için kinestetik ve dokunsal etkinlikler kullanılabilir. Kelime tanımaya yönelik uygulamalarla birlikte kullanılabilen eko okuma, kelime, cümle veya kısa paragrafların öğretmen tarafından yüksek sesle okunması ve öğrencinin bunu tekrar etmesini yine kullanılan yöntemlerdendir.  Çalışmaları kolay erişilebilir ve düzgün bir biçimde tutmak için klasörler, dosyalar, sepetler kullanmaya  teşvik edilmelidir. Görevleri, kolayca hatırlanan küçük parçalara ayırmak gerekir. Görsel hafıza zayıfsa, tahtadan kopyalama minimumda tutulmalıdır. Notlar veya broşürler çok daha kullanışlı olmaktadır. Çocuğun öğretmenine oldukça yakın bir yerde oturması oldukça önemlidir. Böylece öğretmen gerektiğinde yardımcı olabileceği gibi dikkatinin dağılmasını da öğretmen küçük sempatik dokunuşlarla engelleyebilir.  Tahtada fazla  yazılı bilgi varsa her satırı farklı renkli tebeşirle vurgulayabilir. Kelimelerin ve yazıların iyi aralıklarla yerleştirilmesi gerekir. Çocuğun acele etmemesi gerektiğini hissettirmek yada yazması bitmeden tahtanın silinmeyeceğini bilirse yetiştirme ile ilgili olarak endişelenmeyecektir. Öğrenciyi yüksek sesle okuma zorunluluğunda bırakılmamalıdır. Okumak için sınıf öğretmeni sakin bir zaman ayırmalıdır. Alternatif olarak, belki de çocuğa bir önceki gün evde okunması için önceden seçilmiş okuma materyaline çalışmasını sağlanabilir.

 

 

Disleksi için öğretmen sınıfta farklı öğretim stratejileri geliştirilebilir. Öğretmenlerin disleksisi olan öğrencilerle birebir  çalışmasını ve öğrencilere okumayı öğrenmeleri için anında rehberlik ve geribildirim vermelerini sağlar. Bu yöntem öğretmenlerin öğrenme hatalarını hızlı bir şekilde tespit etmelerini sağlar ve böylece diğer güçlükleri engelleyebilirler. Ses bilgisel yöntemler, dislektik öğrencinin sesler ve harfler arasındaki bağlantılarına odaklanır. Dil metotları, öğrencilere doğal okuma aktivitelerini ve hedef sözcükleri vurgulayarak öğretir. Çoğu durumda, bir öğrencinin okuma becerileri doğal olarak gelişebilir. Konuşma ve dil terapisi, fonolojik bozukluğu olan öğrencilere, öğrenme farklılıklarını etkin bir şekilde yönetmeleri için kullanabileceği diğer stratejileri öğretmeye yardımcı olabilir.

 

Bu yazı 641 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum