içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

AFFETMEK YADA AFFETMEMEK : İŞTE BÜTÜN MESELE BU

Affetmek geçmişi değiştirmez ama geleceğin önünü açar.

PauleBouse

                                                                                                                     

‘’Affetme’’ kavramı pozitif psikolojinin yükselişiyle birlikte son yıllarda psikoloji dünyasında fazlaca araştırmalara konu olan bir kavram haline gelmiştir. Peki nedir bu affetmek?Kabaca ‘’kişinin kendisine zarar veren öfkeyi bırakmasıdır’’ diye tanımlayabiliriz. Literatürde pek çok farklı tanıma yer verilse de yapılan tanımların ortak noktası;bireyin, affettiği kişiye/kişilere karşı negatif duygu ve düşüncelerinin azalmasıdır.

 

Affetmek sonuç değil süreçtir ve kişinin aktif çabasını gerektirir. Bir şeye ne kadar değer yüklediysek çoğu zaman onu affetmekte o kadar zorlaşabilir. Birey kendini ‘’kurban’’ değil de ‘’ affetme gücüne sahip birey olarak’’ tanımladığı zaman affetme sürecikolaylaşabilir.

 

Affetme eyleminin bizi nasıl olumlu etkilediğini görmek için affetmediğimiz zamanlarda neler yaşadığımıza bakmak gerekir. Affedemeyen kişilerde kin,nefret,öfke,intikam duyguları yoğunluktadır. Bu tarz duygulara sahip olmamız bedenimizin fizyolojik olarak tepki vermesine de sebep olabilir. Mide yanması, baş ağrısı, kalp atışında değişiklik, terleme bunlardan bazılarıdır. Bunlar düşünüldüğünde psikolojik ve bedensel sağlığımız için kendimize yapabileceğimiz en güzel yatırımlardan biri affetmektir demek yanlış olmaz sanırım.

 

 

Peki neden affedemiyoruz/affetmiyoruz ?  

 

Burada kişinin affetme kavramı ile ilgili hangi inanışlarda olduğunu değerlendirmek lazım. Belki de çoğumuz için affetmek yapılanları unutmakla eşdeğer ya da affetme eylemini gerçekleştirdiğimizde tekrar aynı şeyleri yaşarız diye korkuyoruz.  Belki de bu yüzden kendimizi korumak adına bizi saran öfkenin gitmesine müsaade etmiyoruz, o öfkeyi koruma kalkanı olarak kullanıyoruz.

 

Diğer bir sebep ise; affetme eyleminde bazı kişilik olguları ön planda yer almasıdır. Nitekim bu kişilik özelliklerine göre bazı insanlar bağışlayıcı olabiliyorken bazı insanlar bağışlayıcı olamamaktadır. Bireylerin bazısının çok aşırı bağışlayıcı olmasının yanında bu durumun tam tersi olan intikam alma arzusunun bazı bireylerde sık görülmesinin sebebi de bu kişilik özelliklerinin kişiden kişiye farklılık göstermesidir(Bugay,2011; akt. Khirizad,2016)

 

 

Peki affedersek tüm yapılanları kabul mu etmiş sayılırız?

 

Tabii ki hayır.Affetmede suçu tamamen unutma ve olmamış gibi davranma yoktur. Ancak, nefreti yenmek ve öç alma duygusundan vazgeçmek esastır. Suçlu yine suçludur ve suç yine suçtur(Dewrick,2000; akt. Khirizad,2016).Affetmek kabul etmek demektir. Ancak buradaki kabullenme kavramını açmak gerekir. Kişinin/kişilerin yaptıklarını, yapabilme potansiyeline sahip olduğunu kabullenmek demektir. Affetmek geçmişin değişmesi anlamına gelmez. Yaşanılanların hatırası bizde kalmaya devam edecek olsa da artık o yaşanılan şeylerin  bizi eskisi kadar acıtmadığı anlamına gelir.

 

 

Affedersek karşıdaki kişiye aynı hatayı yapması için fırsat vermiş olmaz mıyız ?

 

Affetmek hatanın tekrar yapılıp yapılmayacağını belirleyen bir kriter değildir.  Kişi yalnızca kendi duygu, düşünce ve davranışlarından sorumludur ve yalnızca bunların kontrolünü sağlayabilir. Yani sandığımız gibi affetme eylemini gerçekleştirdikten sonra karşıdaki kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını kontrol edebileceğimiz anlamına gelmez. Affetmeyi  tercih ettikten sonra ise karşıdaki kişinin aynı hatayı gerçekleştirmiş olması bizim değil onun seçimidir.

 

 

Onu hayatımdan tamamen çıkardım niye affedeyim ki ?

 

İlişkimizin devam etmediği kişileri de affedebiliriz.Karşıdaki kişinin affettiğimizi bilmesine gerek yoktur. Çünkü bu onunla ilgili değil bizimle ilgili bir meseledir. Artık geçmişin tutsağı olmaktan ve olumsuz duygulardan arınmak istememizle ilgilidir.

 

 

Her şeye rağmen yine de affetmek istemiyorum bu bir sorun mu ?

 

Affetmekte bir erdemdir affetmemekte. Affetmek kadar affetmemekte bir haktır ve kişi kendi benliğini korumak için affetmemeyi tercih edebilir. Murphy (2015) affetmek kadar intikam almanın da ilerlemekte güçlük çekilen meseleyi sonlandırabileceği, kin tutmanın bireyin kendisine olan saygısını, kendini koruma içgüdüsünü ve ahlak sistemine duyduğu saygıyı koruyabileceğini savunmuştur (Akt. Aydın,2017).

 

Sonuç olarak affetmek geçmişin yüklerinden kurtulmak ve özgürleşmek demektir. Ancak affetmemekte bir seçimdir. Kişiye hangi taraf daha iyi geliyorsa o tarafta durabilir. Keyif alacağınız tarafta olmanız dileğiyle.

 

 

 

 

KAYNAKÇA

Alpay, A. (2009). Yakın ilişkilerde bağışlama: Bağışlamanın bağlanma, benlik saygısı, empati ve kıskançlık değişkenleri yönünden incelenmesi.(Yayınlanmamış yüksek lisans tezi).Ankara Üniversitesi, Ankara.

Aydın, F.T. (2017). Pozitif bir karakter gücü olarak affedicilik. TheJournal of Happiness&Well-Being,5(1), 1-22.

Batık, M. (2020). Psikolog ve psikolojik danışmanlarda affetme. Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 22(2), 679-696.

Bugay, A. (2010). Kendini affetmeyi yordayansosyobilişsel, duygusal ve davranışsal faktörlerin incelenmesi. (Yayınlanmamış doktora tezi). Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara.

Bugay, A. ve Demir, A. (2011). Yaşam doyumu ile affetme arasındaki ilişkide ruminasyon eğiliminin aracı rolü. XI. Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi, İzmir, 3-5 Ekim.

Bugay, A. ve Demir, A. (2012). Affetme arttırılabilir mi?: Affetmeyi geliştirme grubu.Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi,4(37), 96-106.

Gürbüz, E. (2016). Evlilik içinde aldatılan bireylerin affetmelerini yordamada bağlanma stilleri ve psikolojik sağlamlığın rolü. (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul.

Khirizaad, B. (2016).  Transpersonel psikolojide affetmek. (Yayınlanmamış doktora tezi).Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.

Şener, E. ve Çetinkaya, F. F. (2015). Bir liderlik özelliği olarak affetme ve örgütsel düzeyde etkileri üzerine bir inceleme. İşletme Araştırmaları Dergisi, 7(4), 24-42.

Bu yazı 116 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum