içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ VE OTOMATİK DÜŞÜNCELER

Bilişsel terapi kuramında, insanların doğasına genel anlamda nötr bir bakış açısıyla yaklaşılmaktadır. İnsan doğasının özelliklerini ayrıntılı olarak ele alınmadan, evrimsel bakış açısına dayalı olarak insanların sadece çevreye uyum sağlayan organizmalar oldukları düşünülmektedir. BT'de hem dışsal, nesnel gerçekliği hem de  kişisel öznel bir fenomenolojik gerçeklik kabul edilmektedir.Beck, kuramının müthiş bir bütünleştirici kuram olmasına, yani tüm diğer kuramları açıklayabilen tek bir psikoloji kuramı olarak görmeyi arzulamaktadır(Alford&Beck,1997).

 

Kuramın kökenlerinde Davranışçı ve Psikoanalitik yaklaşımların her ikisinin de olması, Beck'in Bu düşüncesini destekleyecek bir durum yaratmaktadır. BT kuramında müdahaleler sırasında kullanılan teknikler de ve de kuramın ilk versiyonunda farkında olunmayan süreçlere çok az yer verilmiş olması, kuramın davranışçı kökenini yansıtmaktadır. Beck şöyle demektedir: «Bilişsel  model, kısmen klasik psikanalizden türemiştir ve kısmen de ona bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Klasik psikanalizden türeyen bileşenlerine bakıldığında;  anlamların, sembollerin rolünün, değişik durumlarda gösterilen tepki örüntülerinin vurgulandığı görülmektedir.

 

Klasik psikanalize karşı oluşan tepki ise; daha çok motivasyonel modele, bilinçdışı kazanımındaki yasak dürtülerin bastırılması ve diğer savunma mekanizmalarının harekete geçtiği görüşüne ve psikoseksüel gelişim aşamalarına çok fazla önem verilmiş olmasından dolayı bunlardan uzak durma amacı ile ortaya çıkmıştır.(Beck,1991, s.192).

 

BT kuramı ile ilgili olarak vurgulanması gereken bir nokta, BT'nin daha çok psikolojik işlev bozukluğuna ilişkin bir kuram olduğu konusudur. Çünkü BT kuramı bir depresyon kuramı olarak ortaya çıkmıştır ve bu kuram ayrıca terapötik uygulamalara ilişkin bir kuramdır, sağlıklı olarak nasıl işlev gördüğümüzden daha çok psikolojik uyumsuzluğun dinamiklerine odaklaşmaktadır. Klasik psikanalitik görüş depresyonu, kişinin öfke ve düşmanlık duygularını içe döndürmesi olarak tanımlarken, Beck depresif kişilerin bilişsel yapılarına dikkat çekip, bu kişilerin kendilerini, yaşadıklarını ve geleceklerini negatif algıladıklarından söz etmiştir.BT kuramını, belki de en iyi tanımlayan özelliği, bunun bir uyum sağlama kuramı olmasıdır. Beck evrim kuramına bakarak aynı şekilde insan davranışlarının temel motivasyonun başlıca iki evrimsel amaca dayandığını düşünmektedir; hayatta kalma ve üreme (Beck, Freeman, Davis ve ark.,2004).

 

Bilişsel süreçler, çevreye daha fazla uyum sağlamak ve böylece varlığımızı sürdürmek için evrim geçirmiştir (Clark&Beckz,1999).İnsanlar dünyayı anlamak ve yaşadıkları olaylara bir anlam vermek için mücadele etmektedirler, bunu yaparken de etkili uyum sağlama stratejilerini geliştirebilirler. BT'de insanların temel ihtiyaçlarının da korunma, üreme, baskın olma sosyallik olduğu düşünülmektedir(Clark&Beck,1999,s.67).

 

"Biliş, hem kısa süreli hem de uzun süreli olmak üzere maksimum düzeyde olumlu sonuçlar yaratmak üzere, davranışların kontrol edilmesi ve yönlendirilmesi ile ilgilidir"(Alfrod&Beck, 1997a, s64).

 

 

JudithBeck'in Otomatik Düşünceler İle İlgili Yazısı

 

Otomatik düşünceler, çok daha belirgin bir düşünce akışı ile birlikte aynı zamanda gözlenen bir düşünce selidir(Beck, 1964).

Bu düşünceler psikolojik sıkıntıları olan kişilere özel değildir; hepimize özgü bir deneyimdir. Bizler çoğu zaman bu düşüncelerimizin çok az farkındayızdır; bununla birlikte çok az bir eğitimle biz bunları kolayca bilinçli hale getirebiliriz.

 

Düşüncelerimizin farkına vardığımızda, bunun gerçek olup olmadığını otomatik olarak test edebiliriz. 

Örneğin: bu metni okurken içeriğine odaklandığınız sırada aklınızdan "Bunu anlamıyorum" şeklinde otomatik düşünce geçebilir ve biraz da kaygılanabilirsiniz. Ama yine de spontan bir şekilde bu düşüncenize karşı yapıcı bir tepkide bulunarak "Bunun bir kısmını anlıyorum; haydi şimdi tekrar bir daha okuyayım" diyebilirsiniz. 

 

Çoğumuz gerçeği test etmek ve olumsuz düşüncelerimizle etkili bir şekilde baş etmek bakımından bu şekilde davranırız. Ancak kaygılı olan insanlar bu şekilde kritik bir soruşturma yapamayabilirler.

 

Bilişsel Terapi, bu kimselere özellikle alt üst oldukları bir zamanda düşüncelerini bilinçli ve yapılandırılmış bir tarzda değerlendirebilmeleri için onlara bazı yolları öğretmektedir. Bilişsel Terapinin kişiye sunduğu yol olumsuz bir duygu yaşadığında düşüncelerinin ne olduğuna bakmak, onları tanımlamak ve değerlendirmek için bir işaret olarak kullanılabilir ve böylece daha uyum sağlayıcı bir tepki oluşturulabilir.

 

Otomatik düşünceler her ne kadar aniden ortaya çıkıyormuş gibi gözüksede hastanın altta yatan inançları bir kez saptandığında, bu düşünceler kolayca önceden kestirilebilir hale gelir. Bilişsel bir terapist; fonksiyonel olmayan yani gerçekliği çarpıtan duygusal olarak acı verici olan ya da hastanın hedeflerine ulaşma gücünü engelleyen düşüncelerinin ne olduğunu tespit etmek isteyecektir.

 

Otomatik düşünceler genellikle çok kısaltılmış bir formdadır. Hasta düşüncenin kendisinden çok, sahip olduğu düşüncenin bir sonucu olarak hissettiği duygusunun farkındadır.

 

Örneğin; seans esnasında hasta orada otururken biraz kaygılı veya utanmış olduğunun kısmen farkındadır. Ancak terapist ona düşüncesini sorunca ya kadar otomatik düşüncesinin ne olduğunu farkında olmayabilir. Hastanın hissettiği duygu ile buna ilişkin otomatik düşüncesinin içeriği arasında mantıklı bir bağlantı bulunmaktadır. 

 

Otomatik düşünceler genellikle kısaltılmış bir form şeklinde ifade edilir, yalnızca terapist danışanın bu düşüncesinin ne anlama geldiğini sorduğunda ancak o zaman, bunu kolayca açıklayabilmektedir.

 

Örneğin, hastanın "Aman olamaz." ifadesini, "O (terapist) bana çok fazla ev ödevi verecek" şekilde tercüme edebiliriz.

 

"Allah kahretsin!" demesi ise şunu ifade ediyor olabilir: "Not defterimi evde unuttum, şimdi terapistim bir sonraki bu randevumuzu planlayamayacak; o kadar aptalım ki."

 

Otomatik düşünceler; sözel veya görsel (imajlar) şeklinde ya da her iki şekilde birden olabilir.

 

Otomatik düşünceler; geçerlilikleri ve işlevsellikleri bakımından değerlendirilir. Bir şekilde çarpıtılmış olan ve aksini gösteren objektif kanıtlar olmasına rağmen yine de aklınızdan geçen otomatik düşünce tipi, en sık rastlanan türdür.

 

İkinci tip otomatik düşünce tipi ise, aslında kendisi doğru ancak hastanın çıkardığı sonuç bakımından çarpıtılmıştır.

 

Örneğin, “Arkadaşıma söz verdiğim şeyi yapmadım.” ifadesi geçerli bir düşüncedir, ancak “Demek ki ben kötü bir insanım.” şekilde buradan çıkarılan sonuç geçerli değildir. 

 

Üçüncü tip otomatik düşünce doğrudur, kesinlikle fonksiyonel değildir. Örneğin,  Bir öğrencibir sınava hazırlanmaktadır ve aklından şöyle bir düşünce geçmektedir. “Bunu bitirmek saatlerimi alacak. Gece saat 3:00'e kadar yatmayacağım." Bu düşünce kuşkusuz doğrudur, ancak onun kaygısını artırmakta, motivasyonu ve konsantrasyonunu azaltmaktadır.

 

Bu düşünceye verilecek mantıklı bir tepki, bu düşüncenin işlevselliğine bakmak şeklinde olabilir. "Bunu bitirmenin uzun bir zaman alacağı doğru, ama yapabilirim; daha önce yaptım. Ne kadar uzun süreceği üzerine kafa yormak benim keyfimi kaçırıyor ve konsantre olamıyorum, bitmesi için daha fazla zaman gerekebilir. Bir seferde tek bir bölümü bitirmek için konsantre olsam ve bitirdikten sonra kendimi takdir etsem daha iyi olacak." Şeklinde olabilir.

 

Otomatik düşüncelerin geçerliliğine ve işlevselliği ve bu düşünceye karşı uyum sağlayıcı bir tepki oluşturmak genellikle duygulanımda olumlu bir değişime neden olmaktadır.

 

 

 

KAYNAKÇA

 

J.S Beck'in Bilişsel Terapi: Temelleri ve Ötesi(CognitiveTherapy:Basicsand Beyond) adlı kitabından alınmıştır, 1995. New York: Guilford

N.L.Murdock ve F.Akkoyun(ed.).(2016).Psikolojik Danışma ve    Psikoterapi   Kuramları. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.

R.S.Sharf ve N.Voltan Acar (ed.). (2014). Psikoterapi ve Psikolojik Danışma   Kuramları. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.

 

Bu yazı 117 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum