içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

MERAK ETME YALNIZ DEĞİLSİN

Pandeminin iki yılı dolarken hayatımızda ruh sağlığını korumak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Konuştuğum, görüştüğüm (sosyal mesafe kurallarına uyarak) tüm arkadaş sohbetlerimde gündem maddemiz artık ne kadar çok sıkıldığımız oluyor. Ne yaparsam yapayım sıkılıyorum, bunalıyorum. En son bir arkadaşım ‘Sabah uyandığımda sinirli ve öfkeli uyanıyorum artık.’ diye yaşadıklarını anlattı. En evcimen arkadaşımın bile ‘Hadi pikniğe gidelim!’ teklifinden sonra işin ciddiyetini fark ettim. Bunları dinledikçe sadece benim çevremin değil, tüm ülkenin değişik boyutlarda böyle hissettiğini düşündüm ve böyle bir yazı yazmaya karar verdim.

 

 

Sürecin başında bir belirsizlik vardı ve hepimiz o dönemde “pandemi” dediğimiz bu yeni döneme alışmaya öğrenmeye çalıştık. Bu ilk zamanlarda belirsizlik bizi çok yordu sanırım. Daha sonra alıştık alışmasına ama geçici olduğunu bilerek bunu düşünerek hareket ettik. Sürecin uzaması bireylerde kaygı, depresyon, anksiyete gibi durumları tetikledi ve daha da zor bir hal almaya başladı. Hiçbir şeyden zevk almıyorum ve odaklanamıyorum, en sevdiğim şeylerden bile 20 dakika sonra sıkılıyorum.

 

 

Siz de böyle hissediyorsanız ve birkaç tavsiye (Öncelikle bir ruh sağlığı çalışanıyla görüşmenizi öneririm.) isterseniz buyurun geliyor tavsiyeler:

 

 

  1. Günlük yürüyüş

Hafif, tempolu fark etmeksizin yapılan günlük veya gün aşırı yürüyüş. Hazırlık aşaması, dışarı çıkmak için sarf edilen çaba, güzergâhı planlamak gibi basit görünen ama beynimizin ruhumunuz doyum konusunda fevkalade etkilendiği ve yeniden yapılandığı bir etkinlik. Dışarı çıkışımız ile birlikte evimizde olmayan renklerin keşfiyle aydınlanıyoruz. “Yürümenin Felsefesi” kitabını da öneri olarak buraya bırakayım, işin felsefi boyutunu ve önemini vurgulayan bir kitap.

 

 

  1. Nefes egzersizi (Anda kalmak)

Ben sürekli ‘Bir nefeslik canımız var’’ derim. Aldığımız nefesteyizdir hep fiziksel olarak ama kafamız bir oradadır bir burada. Konuyla alakalı Headspace: Meditasyon Rehberi serisini tavsiye ediyorum, anda kalmak ile alakalı size rehber olacaktır. Anda kalabilmeyi başardığımızda kaygılarımızın ne kadar azaldığını göreceksiniz. Burada önemli olan sürekli olması, dördüncü günün sonunda bende hiçbir etkisi olmadı demeyin. Öğrendiğiniz bu yeni öğretiyi pratikler ile geliştirip günlük ritüel haline getirdiğinizde işe yaradığını göreceksiniz.

 

 

Geçmişi unutamıyorsan, Depresyondasın.

Geleceği düşünüyorsan,

Kaygılısın.

Şimdiki zamanı yaşıyorsan,

Mutlusun demektir…

Lao Tzu

 

 

  1. Birikmiş işlere başla

İşlerini ertelemiş ve biriktirmiş olabilirsin. İşlerin biriktirdiğini düşünmeyi bırak ve planlama yapmak için bir kâğıt kalem al kendine. Öncelikle işlerin önem sırasına göre kendine bir liste çıkar. Daha sonra bu işleri küçük küçük görevlere bölmelisin ve seni zorlamayacak işten daha büyüğüne doğru yapmaya başlayabilirsin. Kendine ödül vermeyi unutma.

 

 

  1. Kendine kızma ve merak etme yalnız değilsin

Şu an yaşadıkların senin suçun değil, sen yaşadığın için pandemi başımıza gelmedi. Kendini bu konuda şansız hissediyorsan eğer, merak etme en azından 82 milyon insan aynı ülkede aynı şeyleri yaşıyoruz. Kendini suçladığın ve beceriksiz olduğunu düşündüğün bir anı düşünmeni istiyorum (narsist arkadaşlar sizin öyle bir anınız yoktur sanırım) böyle bir durumun aynısını bir arkadaşın yaşasaydı ve bu konuda sana danışsaydı ona nasıl tavsiyeler verirdin? Arkadaşına bile güzel olumlu tavsiyeler verdin değil mi? En azından kendine karşı, arkadaşına olduğun kadar şefkatli olabilirsin.

 

 

Zor zamanlar yaşadığımızın farkındayım,  yazının burasına kadar okumak bile zor biliyorum ve seni tebrik ediyorum. Şikâyet ettiğin konular bunlara yakın ve benzer şikâyetler ise ve bir değişim istiyorsan eğer, değişimin bir disiplin içinde planlama ile de geleceğini bilmen gerekir. Hepsi birbirini tamamlayan ve kendini daha iyi hissedeceğin dört madde.

 

 

Aklına takılan bir şey olursa yorumlara yazabilirsin.

 

Bu yazı 200 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum