içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

BEDEN ALGISI BOZUKLUĞU

Günümüzde bazı faktörlerin de etkisiyle güzellik anlayışı değişime uğramıştır. Çevremizde sıklıkla kendi bedenini inceleyen ve beğenmeyen kişiler görebiliriz. Bazıları bedeniyle ilgili olumsuz düşünceleri çok yoğun hisseder ve bu durum kişinin günlük hayatını etkileyerek yaşam kalitesini düşürüyorsa, hayatı çekilmez bir hale geliyorsa beden algısı bozukluğu olduğu düşünülebilir.

   

 

Beden algısı kişinin kendi bedeni hakkındaki düşüncelerini ifade eder. Beden algısı bozukluğu yaşayan kişi, vücudunda fiziksel açıdan bir problem olmamasına rağmen kendisini kusurlu kabul eder. Dış görünüşünden memnun değildir ve sürekli olarak bedeni hakkında olumsuz bir düşünce zihnini kurcalar. Diğer kişiler tarafından normal bir görünüşe sahip olduğu kabul edilse de kendi bedeninden oldukça utanç duyar ve takıntılı tavırlar sergiler. Bazı durumlarda beden algısı bozukluğu, takıntılı davranışlar sebebi ile obsesif kompulsif bozukluk ile karıştırılabilir. Kişi, kusurlu bulduğu organlarına ayna karşısında sık sık bakarak kendini detaylı inceleme davranışı gösterebilir. Başkaları ile kendi bedenini kıyaslama yaparak çevresindekilerin fikrini alma ihtiyacı duyabilir. Kusurlu olarak düşündüğü bir organını genellikle gizlemek ister ve güzel gözükebilmek adına üstün emek harcayabilir. Beden algısı bozukluğu yaşayanların çoğu yüz ve kafa bölgesinin kusurlu olduğunu düşünür ve estetik cerrahi ile dermatoloji bölümlerine sık başvuru gerçekleşir. Vücudun diğer bölümlerinde ise kadınlar genellikle kilo ve kalça görünümünden, erkekler boy ve genital bölgelerinden rahatsızlık duyarlar.

   

 

Ergenlik döneminde ki bireyin gelişim sağlaması ile bedeninde değişimler meydana gelir. Ergenler bazen kendilerini beğenmekte güçlük çekebilir ve bu doğal bir süreçtir. Beden algısı bozukluğu yaşayan kişi ise gelişen bazı organlarının yoğun bir şekilde kusurlu olduğunu düşünür ve bu durum çoğunlukla ergenlik döneminde ortaya çıkar. Gençlerde ve kadınlarda erkeklere göre görülme sıklığı daha fazladır. Batı kültüründe de beden algısı bozukluğunun daha yaygın olduğu bilinmektedir. Beden algısı bozukluğu yaşayan kişi genellikle utangaç, endişeli, takıntılı ve içe dönük kişilik özelliklerine sahiptir. Çoğunlukla kendisini dış dünyadan soyutlama eğilimi göstererek, sosyal aktivitelerden ve yeni insanlarla tanışmaktan kaçınabilir. Kaygı bozuklukları, intihar düşünceleri, depresif olma hali ve umutsuzluk hissi sık görülen durumlardır.

    Beden algısı bozukluğunun tedavisinde bilişsel davranışçı terapi ve ilaç desteğinden sıklıkla yararlanılır. İyileşme sürecinin önemli bir parçası da hasta ile güven ilişkisi kurulmasıdır. Kişiyi olumsuz beden algısına sürükleyen en temel unsur kendisi hakkındaki düşünceleridir. Düşünceler değişirse duygular ve hisler de değişir. Davranışlar da duygulara göre şekillenir ve kişi bedenine ilişkin olumsuz algısından kurtularak kendini daha iyi hissetmeye başlar, hayat kalitesini düşüren davranışlar sergilemeyi bırakır. Kişinin özgüven kazanması kendine özgü olumsuz düşüncelerinin değişmesine yardımcı olabilecek en önemli unsurlardan birisidir. Özgüven kazanarak kendini olduğu gibi kabul etmeyi ve her haliyle sevmeyi başarabilirse beden algısı bozukluğunu yenebilir.

  

 

 

 

 

Kaynakça:

http://www.losante.com.tr/Blog/Detail/2084

https://www.aligok.com.tr/beden-dismorfik-bozuklugu-ve-estetik-cilginligi/

http://rustemaskin.com/beden-algisi-bozuklugu/

Bu yazı 446 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum