içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

ÇOCUĞA TUTARLI DAVRANMAK

Tutarlı olmak sözde ve davranışta dengeli, uyumlu olma halidir. Günlük hayatta da sık kullandığımız bu söz çocuklar konu olunca büyük önem arz ediyor.

 

 

Anne- babalar çocukların beslenme, barınma vb. ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdürler. Sevgi, güven, saygı, denge ve disiplin göz ardı edilen ihtiyaçların başında gelir. Çocuk gözünü açtığı küçük dünyasında karnı doyunca büyüdüğü gibi kalbi ve ruhunun doyumunu da mutlak bekler. Çocuğun psikolojik iyi oluşu tüm bu durumlardan etkilenecek hassasiyettedir.

 

 

Peki sevgi kadar önemli olan “tutarlılık” nedir?

 

 

Ne olursa tutarlı veya tutarsız davranış sergilenmiş olur.

 

 

Anne-babanın farklı mesaj içeren cümle veya sözleri birer tutum ihlalidir. Örneğin annenin izin verdiği bir duruma baba izin vermiyor veya tam tersi bir durum yaşanıyorsa çocuk ikilemde kalır, iyiyi kötüyü ayırt etme mekanizması gelişmez. Bu da çocukta güvensizlik duygusunu uyandırır.

 

 

Çocuğun isteği karşısında ilk önce evet sonra hayır demek de çocukta aynı düşüncelere neden olacaktır. Ebeveynin neden böyle davrandığını anlamayan çocuk her seferinde gelen cevaptan kuşku duyacaktır. Anne veya babasının ne zaman aksini söyleyeceğini bekleyecektir. Çocuk disiplininde her zaman tutarlı olunmalıdır. Bugün yapılan hatayı es geçip yarın yine aynı hatayı yaptığında büyük tepki vermek yanlıştır. Örneğin çocuğunuzla markete çıktınız. Yolda sadece bir yiyecek konusunda sözleşmenize rağmen çocuğunuz markette ağladı. Dikkati üstünüze çektiğiniz için gerildiniz ve sussun diye tüm istediklerini aldınız.  Bir dahaki market alışverişinizde çocuğunuz yine aynı davranışları sergiledi ama bu sefer siz istediğini yapmadınız ve cezalar silsilesi verdiniz. Çocuk bu durumda ne düşünür?

 

 

“Geçen sefer ceza almadım bu iyi bir davranıştı ve istediğim oldu. Ama bu sefer istediklerim alınmadı ve üstüne cezalar kesildi. Bu davranış kötü olmadığına göre kötü olan benim. Anne veya babamın öfkesine ben sebep oldum.”

 

 

Bu tarz ve daha fazla kötü düşünceye kapılan çocuk değersizlik duygusuyla karşı karşıya gelir. Size olan güveni zaten sarsılmışken bir de kendisine yönelttiği ağır hakaretlerle benliğini zedeler. Ve siz zedeleyici tüm duyguları domine etmiş olursunuz.

 

 

Bunların tek çözümü ise çocuğa her zaman tutarlı davranmaktır. Unutmayalım ki çocuklar dünyadaki en iyi gözlemci ve analizcilerdir. Söze değil davranışa bakarlar. Sizin ondan beklediğiniz davranışları öncelikle sizin uyguluyor olmanız gerekir. 

 

 

  Alınan tüm kararlarda istikrarlı olunmalı ve taviz verilmemelidir.  İzin verilmeyen konularda çocuğa nedeni mutlaka açıklanmalıdır. Böylece çocukta kontrol ve disiplin duygusu olumlu yönde desteklenmiş olur.

 

 

Çocukla ilgili bir karar alırken ona mutlaka fikrini sormanız gerekir. Ama öncesinde muhakkak anne-baba baş başayken durumu değerlendirmelidir. Çocuğun yanında ebeveynler birbirinin kararlarını sorgulamamalı ve çürütmemelidir. Aile kurumunun kaliteli işlemesi eşler arasındaki ahenge ve işbirliğine bağlıdır.

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA:

Yavuzer. Haluk. Çocuk Psikolojisi, İstanbul: Remzi Kitabevi,1987

Yavuzer, Haluk. Ana-Baba ve çocuk, İstanbul: Remzi Kitabevi,1995

Bu yazı 1068 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum