içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

ÇOCUKLARDA DUYGUSAL İSTİSMAR

Fiziksel istismar denildiğinde aklımıza taciz, tecavüz ve şiddet gelir. Şüphesiz bunlar bir çocuğun psikolojik iyi oluşu için birer faciadır. Bedensel izleri ne kadar silinse de ruh sağlığında derin yaralar açılan çocuk uzman desteğine ihtiyaç duyabilir. En az fiziksel istismar kadar önemli olan diğer istismar türü ise çocuğun duygusal istismarı ve ihmalidir.

 

 

Duygusal istismar, çocuğa bakım veren kişilerin süreklik gösteren ve çocuğa karşı psikolojik açıdan yıkıcı etkilere sahip davranışlar sergilemesi olarak tanımlanır (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders [DSM-V], 2013; World Health Organization [WHO], 1999). Duygusal istismar; çocuğun olumlu benlik algısını zedeleyen, duygusal ve davranışsal sorunları tetikleyen bir durumdur. İstismara uğrayan çocuk kısa ve uzun vadede çeşitli sorunlar yaşar. Hangi yaş grubunda olursa olsun istismara uğrayan çocuğun öncelikle gelişim süreci baltalanır. Ergenlikte başlayan uyum ve psikolojik zorluklar; çocukluk zamanı istismarı ile katmerlenir.

 

 

Peki, hangi durumlar çocuklarda duygusal istismardır?

 

 

Öncelikle çocuğun ihtiyaçlarının zamanında ve tam karşılanmaması bir istismar ve ihmaldir. Örneğin annenin veya çocuğun bakımını üstlenen kişinin çocuğu acıktığında doyurmaması, hijyenine dikkat etmemesi vb. durumlar çocukta güvensizliğe ve dünyaya karşı kötü bir algı geliştirmesine sebep olur.

 

 

Çocuğu görmezden gelmek, konuştuğu zaman etkili dinlememek, çocuğun fiziksel özellikleri ile dalga geçmek ve lakap takmak,  sürekli olumsuz ve yersiz eleştirmek, becerilerinin ve yaşının üstünde davranışlar beklemek, davranışının yanlışlığını dile getirmek yerine şahsına ağır hakaretlerde bulunmak da çocuğun duygusal istismarıdır. Diğer bir nokta ise mükemmeliyetçi tavırlardır. Gelişimsel çağını reddedercesine çocuğun her şeyi eksiksiz tam bir yetişkin gibi yapmasını beklemektir. Örneğin iki yaşında olan bir çocuktan şairane cümleler kurması beklenemez. Aynı şekilde 4-5 yaş grubundaki çocuk kusursuzca makas kullanamaz. Çünkü henüz bunu yapacak ince motor kasları gelişmemiştir.

 

 

 Eğer çocukta düzeltilmesi istenen herhangi bir davranış varsa önce model olunmalı daha sonra kendisine bu davranışının neden yanlış olduğu yaş grubuna uygun olarak anlatılmalıdır. Bu adımlardan sonra çocuk “Ben değerliyim” mesajı alır. Böylece çocuğun ruhsal iyi oluşu olumlu yönde etkilenir.

 

 

İlk çocukluktan ergenliğe kadar çeşitli duygusal istismara uğramış çocuklar yetişkinliğe adım olan ergenlikle beraber profesyonel yardım gerektiren psikopatolojik sorunlar yaşayabilir. Örneğin evde söz hakkı verilmeyen, sürekli azarlanan hatta fiziksel şiddete uğrayan çocuk okulda veya herhangi bir sosyal ortamda sorun yaşadığında bunu yaşıtlarından ağır ve daha farklı yollarla çözmeyi dener. Bağırma, iteleme, vurma davranışı gösterebilir. Çünkü dünya olarak algıladığı büyüme ortamında başka bir problem çözme becerisine şahit olmamıştır.

 

 

Çocukların dünyası gözlerini açıp büyümeye başladıkları evleridir. Her türlü davranışı bu küçük dünyalarından öğrenir ve asıl dünyaya uyarlarlar. Çocukların beyinleri bilgisayar gibidir. Ne duyuyor veya görüyorsa belleğine olduğu gibi kaydeder ve gerekli zamanlarda kullanmak üzere saklar. Bu yüzden çocuklarla iletişim kuracağımız zaman olumlu bir dil kullanıp, doğru mesajlar vermeye dikkat etmeliyiz. Unutulmamalıdır ki, çocuklar boyları küçültülmüş konsantre yetişkinler değildir.

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

World Health Organization [WHO]. (1999). Report of the Consultation on Child Abuse Prevention, 29-31 March, Genava.

 

 

DSM-V (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, American Psychiatric Association

 

 

Arslan, G. ve Balkıs, M. (2016). Ergenlerde Duygusal İstismar, Problem Davranışlar, Öz Yeterlik ve Psikolojik Sağlamlık Arasındaki İlişki. Sakarya University Journal of Education, 6/1 (Nisan/April 2016) ss. 8-22.

 

 

Kuzucu Y.(2016). Küçükler İçin Büyüklere. Ankara: Pegem Akademi.

 

Bu yazı 1165 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum