içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

DUYGUSAL ÇÖKÜNTÜDEN KURTULMA

Engellenme amacına ulaşamamış, önlenmiş güdülerin ortaya çıkardığı heyecan halidir. Aşırı engellenme duygusu ise acizlik ve duygusal çöküntü haline yol açabilir.

 

Acizlik duygusu; ne yapılırsa yapılsın içinde bulunulan kötü durumun değiştirilemeyeceği inancı duygusal çöküntünün temelini oluşturur.  Psikolojik ve fizyolojik birçok belirtisi olan bu duruma bitkin hissetme, hayal kırıklığı, çaresizlik, değersizlik inancı, fiziksel yorgunluk, halsizlik gibi örnekler verebiliriz. Kişinin yaşam kalitesini düşüren bu belirtiler iş yaşamında ve iletişimde problemlere neden olur.

 

 

Seligman (1977) , bazı eğitim programlarıyla duygusal çöküntünün ortadan kaldırılabileceğini ileri sürmüştür. Beş aşamada ilerleyen sürecin bireye eğitimle kazandırılabileceğini ifade eder.

 

1- Saldırganlık eğitimi: bu eğitimde bireye gerektiğinde çevresinde kendisine engel olan kişilere kızgınlık gösterebileceğini ve kızmanın, öfkelenmenin ve bu duyguları göstermenin olumlu bir davranış olduğu öğretilir. Bireyde “öfke gizlenmelidir” inancı değiştirilmeye çalışılır. Kızgınlığını ifade etmenin korkulacak bir şey olmadığını öğrenen birey, öfkeli anda kendisini nasıl ifade edebileceğini öğrenir. Toplumumuzda öfke ya yıkıcı yollarla dışa vurulur ya da üzeri örtülüp bastırılır. Bunun temelinde ise “öfke kötü bir duygudur” inancı vardır. Hâlbuki kötü olan hislerimiz değil, ifade etme biçimimizdir. Mutlu olduğumuzda gülümsediğimiz gibi, öfkelendiğimizde de uygun biçimde dışa vurabiliriz.

 

2- Güvenli girişkenlik eğitimi: bu eğitim bireyin diğer insanlarla kurduğu iletişim biçimine yöneliktir. Bireyin duygu ve düşüncelerini en etkin ve yapıcı bir şekilde karşı tarafa iletmesini öğretmeyi amaçlar. Bireye söylemek istediklerini içinde tutan, ayıp olmasın diye her durumu kabullenen daha sonra ise patlayan biri misiniz? Gibi soruların cevabı araştırılır. Altında yatan nedenlerin tespiti ve çözümü için çalışmalar yapılır. Böylece birey gerektiğinde “Hayır!” deme becerisi kazanır.

 

3- Küçük adımlarla ilerleme: yapılması gereken işi en ufak ayrıntılarına kadar küçük adımlara bölme ve her adımı başardığında ödüllendirmeye dayalı bu teknik, kişiye başarma hissini yaşatır. Takdir gören birey yapılacak işlere olumlu duygu besler.

 

4- Yapılacak iş listesi: küçük adımlarla ilerleme tekniğine benzeyen bu teknikte, daha küçük adımlardan oluşan gerçekçi bir liste yapılır. Adım adım hedefe ulaştığını gören bireyde acizlik ve sinmişlik hissi yerini başarı duygusuna bırakır.

 

5- Duygusal çöküntünün sınırlı ve geçici oluşu: insanlar olarak yaşadığımız kötü olaylar esnasında zaman durmuş gibi hissederiz. Sanki hayatımız artık o zaman diliminde yaşanacak ve bu durumdan kurtulamayacağımızı düşünürüz. Yapmamız gereken ise bu hissi normal karşılayıp hayatımıza devam etmeye çalışmaktır.  Fakat şiddetli ve giderek çoğalan çöküntülerde ise mutlaka bir ruh sağlığı uzmanına görünmek gerekir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynakça

Cüceloğlu, Doğan., "İnsan ve Davranışı", İstanbul., Remzi Kitabevi, 1990.

Ersever, H. (1993). Öğrenilmiş Çaresizlik. Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi. Cilt: 26 Sayı: 2 Ankara Üniversitesi Basımevi.

 

Bu yazı 305 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum