içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

DEPRESİF REALİZM

Benlik, insanın kendi benliğini algılama ve kavrama biçimi olarak tanımlanır. Kişinin kendini nasıl gördüğünü ve kendisine nasıl değer verdiğini anlatır. Kuramcıların çoğu benlik bilgisinin zihinsel(psikolojik) sağlığın önemli bir bileşeni olduğunu düşünmüştür. Önemli kuramcılara ait görüşleri sıralayacak olursak;

 

 

*Zihinsel olarak sağlıklı bir kişi kendini gerçekte nasılsa öyle gören, algılayabilen ve isteklerine uydurabilmek için algısını çarpıtmayan biridir.

 

 

*Sağlıklı birey ideal imgesine aykırı olan tüm özellikleriyle beraber kendini kabul eden kişidir.

 

 

*Depresif kişilerin benlik görüşleri olumsuz bir yanlılık taşır. Mevcut dünyaları ve gelecekleri hakkında gerçek dışı olumsuz görüşlere saplanırlar. Oysa depresif olmayan kişiler daha doğru bir benlik görüşüne sahiptirler.

 

 

*İnsanlar yaşamlarını anlamlandırırken kimi çarpıtmalar yaparlar ve bu zihinsel sağlık için yararlıdır. Bu durum haz ya da mutluluk arayışını simgeler.

 

 

Örneğin, insanlar başkalarının yanındayken onları etkilemek ya da aldatmak için olumlu niteliklere sahip olduklarını iddia edebilirler. Fakat bu durum gerçek kişiliklerini yansıtmaz. Hem kendilerini hem de karşılarındaki insanı yanıltmış olurlar.

 

 

Psikolojik olarak sağlıklı bireylerin temel özelliklerinden birisi gerçeklikle ilişki kurabilme yetisidir.  Psikolojik sorunlara(depresyona) sahip olan bireylerin ise gerçekliği değerlendirme örüntüleri psikolojik olarak sağlıklı olan bireylerden daha farklı özellikler gösterir. Literatürde depresif bireylerin, depresif olmayanlara göre daha az pozitif yanlılık taşıdığı ve daha düşük düzeyde öz aidatı eğilimi gösterdiklerine dair bulgular depresyonun, benliği-güçlendirici yanılsamada bir kırılma yaratmasına bağlanmıştır. Buna göre, depresiflerin negatif yanlılık göstermesi normaldir ama benliği-koruyucu pozitif yanlılıkları noksandır. Depresyon esnasında benliği güçlendirici yanlılıkların göreli noksanlığı, depresif bireylerin doğru benlik bilgisine sahip oldukları anlamına da gelebilir.

 

 

Eğer depresif bireyler daha gerçekçi ise bunun doğal sonucu, mutluluğun gerçekçilikle çelişmesidir. Depresyon açıkça mutlulukla çelişir. Depresif realizm, mutluluk kavramına örtük bir göndermede bulunmaktadır: Mutluluk bir yanılsamadır.

 

 

Yaygın olarak kullanılan üç yanılsama tipi; gerçeğe aykırı olumlu benlik değerlendirmesi, abartılmış kontrol algısı ve gerçeğe aykırı iyimserliktir.

 

 

Gerçeğe aykırı olumlu benlik değerlendirmesi; insan kendini değerlendirmesi gerektiğinde gerçekte olduğundan daha olumlu betimlemelere yönelmektedir. Yapılan araştırmalar depresif katılımcıların, yargılarında oldukça doğrucu olduklarını genellikle kendilerini diğerlerinin onları gördüğü gibi gördüklerini göstermektedir.

 

 

Abartılmış kontrol algısı; gerçekte şansın belirlediği durumlarda, kontrolleri varmış gibi davranırlar. Belli bir sonucu yaratmayı umduklarında ve gerçekten bu sonuca erişebildiklerinde bu nihai durum üzerindeki kontrollerine dair tahminleri abartılmış bir büyüklüğe ulaşır.

 

 

Gerçeğe aykırı iyimserlik; İnsanlar, gelecekleri üzerinde hayali bir kontrol algısı taşıyabilir ve gelecekleri hakkında gerçekçi olmayan bir iyimserlik sergileyebilirler. İnsanlar, gelecekte bazı olumsuz olaylar yaşayabilecekleri olasılığını kabul etseler bile, genel olarak gelecekten beklentileri olumludur. Yine de bu iyimserliğin bir teminat olup olmadığını söylemek zordur çünkü hayatın hem iyi hem de kötü sürprizlerle dolu olduğu gerçeği yadsınamaz.

 

 

İnsanlar doğaları gereği, hayata iyimser bakma eğilimine sahiptirler. Uzun, mutlu, sağlıklı bir yaşam sürmek; evlenmek, çocuk sahibi olmak, mesleki başarıya erişmek insanoğlunun olumlu beklentilerinden bazılarıdır. Ancak bu iyimserlik, bireyin zihinsel sağlığı için çoğu zaman bir teminat işlevi yerine getiriyorsa da bazen işleri zorlaştırabilmekte ve kimi bedellere katlanmayı gerekli kılmaktadır. İnsanların benliklerine ilişkin pozitif yanılsamaları; narsizm, kişiler arası şiddet, aşamayacağı hedefler koymak gibi sorunlar ortaya çıkarabilmektedir.

 

 

Doğru benlik bilgisi her zaman güçlü bir psikolojik iyilik-halinin göstergesi değildir aksine, gerçeği olduğu gibi kabullenmek gerilim ve depresyona yol açabilir. Ancak bazen de gerçekle yüzleşmenin mücadele gücünü teşvik edeceği ihtimali akılda tutulmalıdır. Jopling'in vurguladığı gibi “Acı çekmek aslında gerçeğe dokunmaktır ve insanoğlunun doğuştan gelen kimi zayıflık ve zaaflarını kabullenmesi onun bazı erdemlere erişmesine imkân sağlamaktadır.” Gerçek dünyanın acılarıyla incinmek bireyi duygusal olarak yıpratırken başkalarına ve dünyaya karşı daha duyarlı hale getirebilir.

 

 

Sağlıklı her bireyin yaşamın bazı dönemlerinde kaliteli ve doyumlu bir hayata erişmek için pozitif yanılsamalara yönelmesi mümkündür. Fakat acılara, gerçek dünyaya tepkisizleşen direnen insanlar, aslında yanılsama içine düşerler. Gerçek, kimi zaman insanlara mutsuzluk verecek kadar acı olabilir ama pozitif yanılsamalar sonsuza kadar sürmez. Bu yüzden gerçekleri çarpıtmadan kabul etmeliyiz ki yaşama karşı dirençli olalım. Tıpkı bir kaya parçası gibi.

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

Kart, M. (2004). Pozitif Yanılsama ve Psikolojik Sağlık. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Dergisi, 59 (04), 173-194.

 

Bu yazı 133 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum