içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

ETKİN DİNLEME VE EMPATİ

Hayatımız boyunca sürekli bir iletişim ve etkileşim halindeyiz. İletişim dediğimiz şeyi basitçe ifade edecek olursak; iletişim, konuştuklarımızdan (karşımızdakine aktarmak istediklerimiz) ve dinlediklerimizden (konuşulandan anladıklarımız) oluşmaktadır.Doğru bir iletişim için konuştuklarımız ve ifade biçimimiz kadar nasıl dinlediğimiz de çok önemlidir.Peki bizler ne kadar iyi bir dinleyiciyiz? İyi bir dinleyici olmak için etkin dinleme becerilerine sahip olmamız gerekmektedir. Anlattıklarımızın karşımızdaki kişi tarafından anlaşılmış ve anlamlandırılmış olması ve  buna uygun bir şekilde cevap verebilmesi gerekmektedir. Yani aslında etkin dinleme becerisi dediğimiz şey karşımızdakinin sözlerini kesmeden, sessiz bir şekilde dinlemek ve karşımızdakine onu anladığımızı ifade etmektir. Sessiz bir şekilde karşındakini dinlemek tek başına bir iletişim için yeterli değildir. Ayrıca bir geri dönütün de verilmesi gerekir. Bunların bütününe etkin dinleme diyoruz.

 

 

Çevremize bakacak olursak toplum olarak bazen çok da iyi dinleyemediğimizi düşünüyorum. Dinlerken çoğunlukla sadece kendi doğrularımızı ve değerlerimizi göz önüne alarak dinliyoruz. Yani birisi bize bir şeyler anlatırken karşımızdakinin nasıl bir insan olduğu, değerleri, kültürü gibi farklılıklara dikkat etmeden sadece kendi doğrularımızı göz önünde bulundurarak cevap ya da tepki veriyoruz. Yani empati yapmıyoruz. Empati sadece “kendini karşındakinin yerine koymak” değildir. “Empati alanında yapılan çalışmalar empatinin çeşitli unsurlardan meydana geldiğini göstermektedir. Bu bağlamda empatinin bilişsel ve duygusal olmak üzere iki unsurunun olduğunu ifade eden (Dökmen,1988) empatinin bilişsel yönünü karşımızdaki kişinin duygu ve düşüncelerini anlamak duygusal yönünü ise kendimizi karşımızdaki kişinin yerine koyarak onun iç dünyasında yaşanan durumları algılamak ve böylelikle bir paylaşım yaşanmasını sağlamak olarak tanımlamıştır.” Bu şekilde ele aldığımızda karşımızdaki insanı değerleriyle bir bütün olarak ele almak ve söylediklerini bu bağlamda değerlendirmemiz gerekir.

 

 

Yani aslında karşımızdaki kişi basitçe bir cümle söylemiyordur. Kendi kültürü ve içselleştirdiği değerleriyle kendinden bir parçayı bize sunuyordur. Eğer bu şekilde düşünebilirsek karşımızdaki insanı daha iyi anlayabilir ve etkili bir iletişim için gereken temelleri atabiliriz. Buna ek olarak konuşmadan önce aktarmak istediklerimizi kısaca düşünce süzgecinden geçirebilirsek doğru iletişim kurabileceğiz. İletişim çatışmalarının çok yaşandığı bu günlerde umarım, etkin dinleyen insanlar olabilir ve iletişim çatışmalarını azaltabiliriz.

 

 

 

Kaynakça:

Ciminli, A. (2016). Ergenlerde sanal zorbalık ve mağduriyetin empati ve kişilik özellikleriyle ilişkisinin incelenmesi (Master's thesis, Erzincan Üniversitesi/Sosyal Bilimler Enstitüsü).

 

 

Bu yazı 217 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum